Sayfalar

el yapimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el yapimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2010 Perşembe

Asya ve Duru İçin Kuşlu Kapı Süsü

       Geçen gün önizlemesini yaptığım ikiz bebek kapı süsüm bitti. Kargolamadan önceki son hali böyle oldu... Beğendiniz mi? Bebişler ve anneleri için dua edin. Doğmalarına sadece bir hafta gibi kısa bir süre kalmış çünkü :)

       Anneleri ilk olarak tırtıl şeklindeki lambayla başlamış odalarının dekorasyonuna. Konsepti ona göre sürdürmüş ve tamamlamış. Tırtılı biryerlerde mutlaka kullanmamı istedi ve bu şekilde kullandım.
Çok güzel ve upuzun bir ömür diliyorum bütün aileye. Kuşalrım mutluluk ve huzur getirsin size. İyi günlerde kullanın...

9 Ocak 2010 Cumartesi

Turuncu Kapı Süsü ve Paketleme Şekillerim



       Daha önce yayınladığım lavanta kokulu kapı süslerimden sonuncusu. Son tasarladığım kuş figürüyle çalıştım yine. Çiçekler yo yolardan.

       Aşağıdaki ürünlerin hepsi aynı kişiye gitti. Her yaptığım çalışmayı paketlerken de çok özen gösteriyorum. Her yolladığım siparişin paketlemesi genelde farklı oluyor. O an içimden nasıl geldiyse öyle paket hazırlıyorum.

Devamı için başlığa tıklayın...

4 Ocak 2010 Pazartesi

Etsy'deki Yeni Dükkanım



       Etsy'de bir dükkan daha açtım. Satışları daha düzgün idare edebilmek ve arama motorlarından en yüksek verimi almak için bu gerekliydi. Bu dükkanda sadece dekorasyonla ilgili tasarımlarım yeralacak. Kendimden de bir tane daha kopyalayabilsem ve kopyam günlük mecburi işleri yapsa (yemek,içmek,çamaşır,ütü vs...) ben de renklere gömülsem ne güzel olurdu.

3 Ocak 2010 Pazar

Uçan Hayvanlar Kapı Süsü


       Sipariş kapı süsü çalışmalarımdan biri daha. Ben kapı süsü diyorum ama ben ilk kez o amaçla yapmıştım, kapı-duvar vs... farketmez, artık nereye uygun görürseniz. Hepsi lavanta kokulu. Müşterim 4 adet sipariş verip, tasarımı bana bırakmıştı. Ben de hepsini farklı, içimden geldiği gibi çalıştım.

Devamı için başlığa tıklayın...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Gri Pilili Boyunluk...


    Gri serisinin ikincisi.  Bu sefer zemin altı kahve, üstü gri iki renkli kumaş, bantı ekoseden çalıştım. Metal halka ve ekose kumaş bağlar ile kapatılıyor.

Etsy ve Pasaj'da...

Devamı için başlığa tıklayın...

26 Aralık 2009 Cumartesi

Gri Ekoseli Kumaş Boyunluk



Geçen sefer bir başlayıp onlarca yaptığım boyunluklarımdan o kolajda olmayan biri daha... Bu kumaştan kendime ceket te diktim. Elbise için almıştım. Cekete çevirince çok kumaş kaldı. Üç boyunluk çıktı kalan kumaştan.

       İçeriden boyun kısmındaki kanaldan geçen kurdelayla, dışarıdan düğmeyle kapanıyor. Sadece düğme de iş görüyordu ama hem gerekirse kurdelayla boyun ölçüsü daraltılabileceği hem de görünüm açısından canım öyle iştediği için kurdelayı da ekledim.

Mankendeki fotoğraflarda boyunda duruşu daha belli oluyor.
Etsy ve Pasaj 'da satışta.

Devamı için başlığa tıklayın...

23 Aralık 2009 Çarşamba

Yaz Yağmurunda Islanan Çamaşırlar ve Uyuyan Kuş Kapı Süsü...


Daha önce yaptığım lavanta kokulu kapı süsleri serisinin başka bir versiyonu. İçimden geldiği gibi çalıştım. Hepsi farklı oldu, ben de sıkılmadım yaparken.

Devamını okumak için başlığa tıklayın

22 Aralık 2009 Salı

Bir Sürü Kuş Yaptım, Ev Kuş Cennetine Döndü :)



       Yaklaşık iki hafta kadar önce şeker mi şeker bir müşterim oldu. Kendisine müşteri derken tuhaf oluyorum, çünkü karşılıklı mesajlaşmalarımız, tatlılığı, ne istediğini bilmesi, aynı telden çalmamız ilişkimizi alışveriş boyutundan çoook ötelere taşıdı. O hayal etti, ben gerçekleştirdim. "Görmeden beğendim", diyerek bana olan güveni ve desteği, gördüğünde beğenisini içten ifadesi benim için en güzel karşılıktı.

    Bu kuşları da onun için yaptım. Her istediği çalışmaya anlam yüklemesi, bunu dilemesi de zaten severek yaptığım işime şeker,bal,kaymak oldu.

 
Devamını başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Kokoş Keçe Kuş




       Bu kuş figürü geçen haftaki siparişlerimi yaparken ortaya çıktı. Tamamen kendi tasarımım. Bunu broş olarak çalıştım. Toplu sipariş veren zevkli müşterimin minik hediyesiydi. Pasaj' a da Etsy' e de ekledim. Her boyutta çalışabilirim.

18 Aralık 2009 Cuma

Kırmızı Boyunluk


Geçenlerde yaptığım boyunluk serisi  üyelerinden bir tane daha. Laçin kulakların çınlasın :)

Devamı için başlığa tıklayın. (ŞU DEVAMINI OKU YAZISINI ÇIKARAMIYORUM BEN, BİLEN VARSA SÖYLESİN) 

17 Aralık 2009 Perşembe

Yılbaşı Temalı Keçe Pendant


       Önceki postta yayınladığım keçe yüzüklerle beraber yapmıştım bu kolye ucunu. Broş, yüzük olarak ta kullanılabilir. Pasaj'a ve Etsy'e ekledim.
 İlham kaynağım Bıdık'tı :)
 

Devamı için başlığa tıklayın

Yılbaşı Temalı Keçe Yüzükler



Etsy için Kasım sonunda yılbaşı için yaptığım yüzükler. Hepsinden birer adet satıldı. Etsy'de herkes yılbaşı alışverişini bitirdi. Çünkü kargo olayı uzun sürüyor.Onun için bir ay önce ekledim. Ben en son yılbaşı siparişimi geçen hafta kargoladım. Hala yılbaşı için ürün ekleyen arkadaşlar var. Onlar için yazım bunu. Eski üyelerden öğrendiğime göre geçen hafta yılbaşı alışverişi için en son haftaymış.
Pasaj'a da sadece bunu ekledim. Diğerleri aşağıda...

Devamı için başlığa tıklayın.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Yapay Güderi- Fırfırlı Boyunluk


Yine boyunluklara devam.
Bu yapay güderiden. Üzerindeki broşla ve içeriden çıt çıtla kapanıyor.
Etsy'de birkaç fotosu daha var.




Siyah Triko-Dantelli Boyunluk


Bir önceki yazımda kolaj halinde yolladığım boyunluklarımdan biri...





Etsy'e koydum...



5 Aralık 2009 Cumartesi

Boyunluk Koleksiyonum...


       Fotoğrafa tıklayın kocaman olsun...
       Çok fazla fotoğraf vardı, tek tek yüklemeye de vaktim yoktu. İşte bu kolaj sessizliğimin, yokluğumun sebebidir :)
       Yarından itibaren Etsy'e yükleyeceğim. Hepsinden sadece bir adet var. Ayrıntılı görmek ve almak isteyenler için istediklerini Pasaj' a koyabilirim. Makinamın şarjı bitti. Fotoğraflanmamış 3-4 tane daha var.

       Tabii ben bunları kaç gündür yapıyorum, sonra ne yapıyorum? İçine craft ruhu kaçmış olanların klasiğidir; gidip-gelip seviyorum :) 

       Bu da kendim için diktiğim şapkam ve boyunluğum.
 Devamı için başlığa tıklayın.

12 Ekim 2009 Pazartesi

Sonbahar Manzaralı Çay Keyfi...


Tüm fotoğrafları tıklayarak büyütebilirsiniz.

       İki gün önce eşimin şehir dışında olmasından kaynaklanan akşamları dizi izleme, kestane kebap yapma, meyve soyma, çay demleme ve tüm bunları tüketme işlerimden feragat edip çatıya kaçtım. Bu sefer ütüm yoktu, direkt masama oturdum. Gerisini hatırlamıyorum. Saat 02:30 du aşağı indiğimde. Mutluydum, guruluydum. Sevecek bir şeyim daha olmuştu. Tuvalete kalkan oğluma ısrarla gözüne sokup gösterdim. Zorla güzel olmuş dedirttim. Geç gelen eşime o saatte göstermedim, sabah uyanınca gösterdim. Bunu da mı yaptın, dedi. Materyallerin künyelerini sordu. Çok beğendi. Oğluma da, eşime de his testi yaptırdım. Dışarıdaki sonbaharı hissettiklerini anladım test sonucu.

       Sonuçta bu da benim 10 Marifet Sonbahar Yarışması Tasarımım.
Ta ta ta taaammm.
Beğendiyseniz ve 10 Marifet bünyesinde en az üç yazı sahibiyseniz; çekinmeyin tutun :)

  • Dışarıdaki sonbahar teması için mavi zeminde keçe, ağaçta deri kullandım. 
  • Kuş ta keçeden. 
  • Ağacı sadece gövdeden yapıştırdım. Dalları boyutlu görünmesini istediğim için yapıştırmadım. 
  • Tafta kumaştan kestiğim yaprakları çakmakla azıcık yaktım. Onların da boyutlu görünmesi için sacede bir yerinden yapıştırdım. 
  • Kuş ta ayakları üzerinde duruyor. Öne ya da arkaya yapışık değil. 
  • Beyoğlu taşlarını yağmur görüntüsü vermesi için ağaçlı zemine ara ara yapıştırdım. 
  • Pencere yerine geçen şeffaf plastiğin arkasından sıcak silikonla su damlası görüntüsü oluşturdum.


  • Sağ yan duvardaki tablo yo-yo.

  • Perdeleri evde bulunan enli dantellerden kesip, teğelle büzüp, çöp şişe geçirerek hazırladım. Şişin iki ucuna ahşap boncuklar yapıştırdım.
  • Perde bağları boncuklu iğne oyalarından.    
  • Halı geniş keten kurdela. Uçlarından saçak çıkardım ve yapıştırdım.

  • Sol yan duvardaki köpekli tablo da çok önceden yaptığım polimer kil pendanttı.


       Tüm çalışmaya başlamadan önce bulduğum küçük bir kutu kapağı içine pencere manzarasını hazırladım. Zaten tüm ampuller ondan sonra yanmaya başladı. Yapacağım diğer objelerin boyutunu bilebilmek için kutu ayarladım. Fikrimühim' den gelen Selva Makarna kutusunu tüm kutular gibi saklamıştım. Çok dayanıklı, taş gibi bir kutuydu kendisi. Kapağını kestim ve kaplamadan önce pencere olarak hazılardığım ölçüye göre kutuyu maket bıçağıyla oydum. Sonra beyaz yapışkanlı kağıtla düzgünce kapladım. Yine yapışkanlı kağıtla duvar bordürünü yaptım.
  
       Sandalyelerin boyutunu anlayın diye parmağımı olaya bastırdım. Bu arada sandalye yapmak çok zevkli. İşin içinde tel varsa herşey zevkli zaten.


       Sandalyeleri Suzan Geridönmez'in blogunda görmüş ve denemeyi çok istemiştim. Ben gördüğümde sadece ilk aşamanın olduğu postu okumuş ve tel iskelet hakkında fikir edinmiştim. Aklımda kaldığı kadarıyla iskeleti hazırladım. Ondan sonraki aşamaları kafamdan uydurdum. Şimdi onun blogunda yazının devamını okudum, ben biraz kestirmeden gitmişim sanırım. :) Sandalye arkalıklarını ve tablasını hazırlama ve monte işlemini ben daha farklı uyguladım.

       Bu arada Suzan Hanım' ın blogunda çok güzel minyatür ve paper mache çalışmaları var. Mutlaka ziyaret edin derim. Özellikle minyatür porselen tabakları ve teneke içecek kutularından yaptığı galvaniz görünümlü objeler yapmak istediklerim arasında.


Masayı da aynı teknikle çalıştım. Sandalye ve masayı gördüğünüz gibi süsledim. Yaşasın silikon tabancası...





Çaydanlık ve fincanı transparan beyaz polimer kil (fimo marka) yaptım. Çiçek deseni daha önce yaptığım milliefiori bloglarımdan kestim. Hemen fotoğraflamak için kili pişirmedim.

Çalışmanın iç kısmı bittiğinde kenarlarındaki boşluk ve kağıdın potluklarının olması tamamlamam gerektiğini düşündürdü. Evdeki saten biyeyi dört tarafına ortalayarak yapıştırdım. Dantellerle de köşeleri süsledim.

       Tema sonbahar olabilir ama ben o sarıyı sevmiyorum. Donduruyor beni o renk. Dışarıda yağmur da yağsa, yapraklar da dökülse ben toz pembe dünyamı yansıtmak istedim. Sonbahar yeterince vurdu beni. Kullandığım renklerle kendime gelmek istedim.
       Bu ortamda oturup çay-kahve içmek çok keyifli olurdu. Sandalyeler yerine rahat ve sallanan bir koltuğu tercih ederim. Bu tarz sandalyeleri çok severim ama hiç rahat değildirler. Demirleri sırtınıza batar. Battaniyeyi çekip yayılacak bir koltuk tercihimdir. Sahi neden bunu yapmadım ki?????

       Dün yazdan kalma bir gündü. Kerpe' ye balık yemeye gittik. Herkes denize giriyordu. Gerçekten kendime geldim. Sonraki postta çok güzel fotoğraflar paylaşacağım.

25 Eylül 2009 Cuma

Keçe Tablom- İçimden Geldiği Gibi....

 
Yine geçen kış yaptığım keçe tablolarımdan ikincisi. Birincisi buradaydı.



Çalışırken başlıktaki gibi içimden gelişine göre yaptım. Keçeye el dikişini çok yakıştırıyorum. İlk keçe dikişimi bu dairelerle yaptım hatta. Tablo yapmak niyetiyle başlamamıştım. Yaptığım alıştırmalıkları bu şekilde değerlendirmiş oldum.
Sonrası zaten iğne yastıklarımı yaparken yeterince el dikişi çalıştım. Bıktım mı? Hayır bıkmadım :)
Bunu da diğerleriyle birlikte daha geçenlerde çerçeveciden aldım. Tüm çerçeveleri aynı model ve renk seçtim.
Özellikle camla kapatmadım. Keçenin dokusunu hissetmek ve hissettirmek istedim. Zaten hemen hergün toz alan, gün aşırı ev süpüren bir tipim. Korumanın zor olmayacağını düşündüm.

18 Eylül 2009 Cuma

Keçe Tablom-Kuşlar...


Geçen kış yaptığım keçe tablolarımı çerçeveciye götürmek ve almak yaklaşık bir yılımı aldı. İnat ettim, çerçeveletmeden göstertmedim işte :) Fakat çerçevecimle iyi anlaştık. İşinin ehli bir adamdı. Çok ta temizişçilik yapmış. Paspartuyu kadife seçtim, keçeye çok yakıştı.
Tıklayın büyüsün bu arada...


Kahverengi keçeyi kuş şeklinde oyarak kestikten sonra battaniye nakışıyla kontur geçtim. Alt kısma siyah kumaş monte ettim. Diğer süslemeleri dışa doğru boyutlu çalıştım. Derinliği ve yüksekliği olan bu sanat eseri :) çıktı ortaya. Kendimden korktum o an :)

En sevmediğim renklerle çalıştım. Turuncuyu özellikle hiç sevmem. Keçe çalışmaya yeni başlamış olmam sebebiyle elimde kısıtlı malzeme vardı. Fakat bitince sevdim, yerine de çok yakıştı. Keçelerim %100 doğal keçe ve doğal olarak oldukça kalındı, ütüyle incelttim. Çıkan kokuyu hatırladıka içim fena oluyor.

Bloggerdaki sorun tam anlamıyla çözülmediği için post yazasım gelmiyor. Sırada 2 tablom daha var. Biri soyut,diğeri de blogun solunda Türk Kadın Blog Yazarları gadgetimdeki avatarım, nam-ı diğer Türkan Şoray. Duruma göre önümüzdeki günlerde onları yazarım.

Yarın sabah Naz bana geliyor. Bakıcısı memleketine gitmiş. Yarın çocuklu bir kadınım. Bu akşamdan yarınki işlerimi ayarladım. Gündüz olan kuaför randevumu da geceye aldım. Ramazanda gündüz kuaför çekilmiyor zaten.

Böreklerim pişti. Mutfaktan güzel kokular geliyor. Sahurda kol böreği var, tabii kedi gibi bekleyen aile efradından sahura kalır mı bilinmez...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Dergilerden Yaptım 4...

Önizlemesini burada yaptığım yeni dergi sayfası geri dönüşümüm. Yeni demeyelim de en son aslında. Önizlemeyi yayınladığımda yeniydi. Bunu kendim kullanıyorum. Bu sefer silindir kutu değil köşeli karton kutu kullandım. Ona göre kendimce simgeler çalıştım. Kuş tutkumu çoğunuz bilir. Ev silüetini hep sevmişimdir. Kendimi bildim bileli, elime kağıt kalem alınca, kendilmi ev, çiçek, göz çizerken bulurum.Keçeden göz yapmak ürkünç geldi, onu çıkardım. Matruşkayı anaçlığı sembolize etmesi amacıyla yaptım, bir de itiraf edeyim, ne zamandır keçe matruşka çalışmak istiyordum.Üstelik yüz kısmına delik açıp, içinden sarı kumaşı pörtlettim, çok manalı oldu yüzü :)
Matruşkamın önlüğü Laçin' in gönderdiği tunik kumaşının artanlarından.
Eh püskül zaten yıllardır imzam oldu. Yo yolar da olma yolunda :) (pek açılımlı bir imza oldu)
Bak açılım deyince, aklıma Kürt Açılımı geldi yine. Sinirlerim zıpladı. Türk-Kürt Uçurumu dense daha iyi olur sanırım...
Yapılış aşamalarının olduğu link burada ve diğer dergi sayfası değerlendirme çalışmalarım da burada...
Olay mahallinden anlık bir görüntü.
Burada taktığı Hamiş Çanı'ndan bahsettiğim kuzenimin Bodrum'da yazlıkta fonda benim onlara yaptığım aksesuarla verdiği pozu görmektesiniz. Akşam facebookta gördüm, gurur oldum :)
Hamiş: Nasıl yaptın? diye sormadan önce lütfen verdiğim linke göz atın. Aşamalarıyla orada anlattım.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Mor Püsküllü...

Şu çikolatasından çok kutuları için aldığım Dose kutularını ne zamandır içine düşsen kaybolacağın çer-çöp kutumda (kibarcası geri dönüşüm) saklıyordum. Son günlerde sıcaktan ve gezmekten dolayı birşey yapamamaktan ellerim kaşınıyor. İçimde bir pır-pırlık, boşluk var. Ye, iç, otur, gez, eğlen, günler öööyle geçiyor. Geçen gecelerden birinde, oldukça da geç bir vakitte dayanamayıp verandaya kuruldum. Oranın ışığı da bir loş ki... Oğlumun masa lambasını getirip, bu kutuyu yapıp, ohhh dedim, rahatladım.
Olmazsa olmaz püsküllerimden birini de takıp, imzamı attım.