Sayfalar

tel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2009 Çarşamba

Tel Sarma Bileklik...




       Puzzle yapar gibi zorlandığım ve bir o kadar da severek çalıştığım bir bileklik. Tel sarma parçaları, dökümler ve cam boncuklar içten 0,80 mm lik tellerle bağlanıyor birbirine. Kimi yerde ayrılıyor, kimi yerde birleşiyorlar. Her bileğe uyacak şekilde tasarladım. Hatta son aşamada iki ucu kurdelayla bağlamıştım ve o şekilde satıldı.

Bu modeli Takı Kulübü forumdaki üyelerimle ödev etkinliği olarak çalışmıştık. Çok güzel ve farklı yorumlanmış bileklikler çıktı ortaya. Forum kapalı olduğu için onları size gösteremiyorum. Neyse ki anasayfa açılmış, takı arşivime kavuştum.

2 Eylül 2009 Çarşamba

Deri Üzerine Polimer Kil Çiçeklerim...

Bu takımlar da polimer kile ilk başladığım zamanlardan. Fotoğraflar çok şeyi anlatıyor zaten. Polimer kilden hazırladığım çiçekleri gerçek deri üzerine yapıltırdım. Deri ve kil arasındaki en güzel yapıştırma sonucunu Uhu Strong Safe ile elde etmiştim. Sıcak silkon vs... çok sağlam olmadı. Sağlam olmayınca hepsini söküp tekrar Uhu ile yapıştırdığımı hatırlıyorum. Sonraki deri ile çalışmalarımda da hep onu kullandım. Hem çabuk kuruyor hem daha sağlam.
Tasarlama aşaması...


Kalan deri parçalarından da püsküllü bir kolye,küpe,bileklik tasarladım. Püskülleri deriyi keserek hazırladım.

21 Temmuz 2009 Salı

Zilli Tel Kız...

Bu bebeği 2 yıl kadar önce dükkanda can sıkıntısından yapmıştım. İskeleti telden yaptım. Yünle sardım. Eteğini annemin ördüğü çiçeklerden yapmıştım. Kafa ve gövdesi ahşap boncuklardan. Bilekliği de taaa dükkanı yeni açtığımda, 2005'te yapmıştım. İğne oyalı, süslü bir bileklikti. Oyaları, sallantıları söktüm. Simli mumlu iple asma yerlerini yaptım. Bebeğin el ve ayaklarına ve halkanın etrafına minik kırmızı zilleri taktım. Araya mavi keçe çiçek kullandım. Renk uymadı ama o zamanlar keçe böyle bol değildi sevgili dostlar, olanla idare zamanıydı, ki kendisi taaa Belçika'lardan hediye gelmişti çok sevdiğim, internet üzerinden tanıştığım ve yüzyüze defalarca görüştüğüm canım yürek dostumdan. (Meltem'im kulakların çınlasın)
İşte bu tasarımın hikayesi de böyle...

2 Haziran 2009 Salı

Begonvilli Ev İçin Yaptığım Elim...

Elim Sende Etkinliğimiz içerisinde Begonvilli Ev'in sahibesi İsmet Hanım için yaptım bu eli.
Son çalıştığım ellerin çoğu kişiye özel oldu. İsmet Hanım daha önce Mine'ye tasarladığım eldeki köpeğimiz Bıdık'ın minyatürünü çok beğenmiş ve kendi köpeğinden bahsetmişti.
Ona özel bir el çalışmak istediğimde öncelikli olan köpeği Minik'ti.
Sonra kendisine saç rengini, tarzını sordum. Uzun kahverengi saçlı ve biraz süslüyüm :) dedi. Sıkı bir okuyucu olduğunu, resme, dikişe olan merak ve yeteneğini blogundan biliyordum zaten. Hatta bana yolladığı el de buradaki fırça tutan eldi. Elindeki ince işçiliği anlatacak kelime bulamıyorum. Bebeğin iskeletini tel, çorap ve yünden çalışıp, giydirip, süsledim. Miniği küçüklüğümden beri çizdiğim klasik köpek figüründen esinlenerek gözkararı kestim. Tasmasına minik bir zil taktım. Keçeden kitap yaptım ve yazdım:) 0.80 mmlik telden gözlük yaptım. 0.60 mmlik telden makas yaptım. Minik bir kağıda ip sarıp masura yaptım. Yine keçeden palet ve fırça yaptım. Doğa sevgisi adına bir yaprak kondurdum. Zerafet adına dantelli ve güllü bir detay hazırladım. İşaret parmağıma da papatya imzamı attım. İşte benim gözümden İsmet Hanım...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Melez Bebeğim...


Dikkat! Bol fotoğraflı bir post olacak bu :)
Evvelki gece yarısı artık masamı ve odamı toplayayım derken önce dikiş makinamı kaldırdım. Sonra ipleri, kumaşları derken, tellerimin olduğu kutuda, eskiden yhaptığım tel bebeklerden giydirilmemiş bir iskelet takıldı gözüme. Bir de deniz kızı iskeletim var, bir ona bir normal iskelete baktım. Sonrasını hatırlamıyorum. Aşağıya inerken odada bomba patlamış gibi, ben mutlu, yorgun ve uykusuz, bebeğim hamur açma makinasının üzerinde oturuyor haldeydi. Oda halen öyle. Az önce gün ışığını kaçırmadan fotoğraf çekmeye çıktım. Biraz daha dağıttım.
İlk eteğini yaptım. Sonra ceketini... Kafasını çoraptan yapacaktım ama onlar daha karikatürize surat oluyor, hayalimdeki bu değildi. Ahşap boncuktan yapayım, dedim. Permanent kalemlerimi bulamadım ya da bitti attım hatırlamıyorum. Sonra bu kadife boncuğu buldum. Melez güzeli bir yüz çıktı ortaya. Saçları herzamanki gibi yünden değil elimle inceltip tiftiklediğim keçeden yaptım. Ayaklarına da yine tiftiklediğim keçeden botlar yaptım. Aksesuarlarını da tamamladım. Çok sevdim onu...

 

Annemler Ankara'dan döndüler, akşam da bendeydiler. Keçelerimi de getirmişler. Pek mesudum pekkk :)

21 Nisan 2009 Salı

Polimer Kil Pembe Kuçu...

Bıdık'tan esinlenerek yaptığım çalışmalarımdan biri. 0.80 cm.lik telden yaptığım iskelete yaptığım polimer kil kafayı pişirmeden geçirdim. Tellerin uç kısmını loop yapıp zincir geçirdim. Şirin bir pendant oldu. Üstelik şapkası da var.

6 Mart 2009 Cuma

Yalnız Kuş Kapı süsüm...

Bu kuşları dün akşam hazırlamıştım. Bu akşam kırmızısını yeni bir kapı süsüne kondurdum. Eşini bekleyen aşık dişi kuş bu. O yüzden yalnız ve özlem dolu :)) Karşısına kalbini almış, arkasına gelecekteki yavrularını, yiyecek bulmaya giden erkekini bekliyor.

5 Mart 2009 Perşembe

Kapı Süsüm Çok Sevdim Seni...

Benzer bir çalışmayı 10 marifette görüp çok beğenmiştim. Ne zamandır hergün aklımda yapmak istediklerimin en başındaydı. Kısmet bu akşamaymış. İskeleti bahçedeki armut ağacının dallarından hazırladım. Kuşlar polar kumaştan. Çiçeklerin kimi polar, kimi keçe. 0.80 mm. lik teller kullandım. Asıl modelde kuşlar dimdik duruyordu. Benimkiler aşağı düştüler. Ben de sarı sutaşıyla üst kısma sabitledim. Aynı sutaşının kat yerine düğüm atıp kapıya asmak için halka oluşturdum aynı zamanda. Hoş ta oldu. Asıl modelde çok hoş kurdelalar da kullanmıştı. Yarını bekleyemedim. Evdeki malzemelerle yapıverdim hemen. Fakat üst kısma minik bir çan ya da zil alıp ekleyeceğim mutlaka... Hiç bulamazsam pet shoptan köpeklerin boynuna takmak için aldığımız zillerden takacağım. Hem her rengi de vardı.
Yapıp bitirdikten sonra bir de yumurta olayına girseydim dedim. Evdeki püsküllerden birinin şapkasını çıkardım. (Dün elimde püsküllerle oynarken bunun şapkasından kuş yuvası olur demiştim ) İçine biraz silikon sıkıp boncukları yapıştırdım. Oldu kuş yuvası. Buradaki kuşlara göre biraz minik oldu ama perspektif diyelim ya da zaten kanadında çiçek olan kuş ta olmaz deyip, hayal gücüne bağlayalım:)
Bu da kuş yuvası eklenmiş hali.
Dağınıklığım:) Hala da oda karmakarışık. Hatta bundan beter halde. Başka bir tane daha yapıyorum. Yarın devam edeceğim için toplamadım. Dallarım bitti, gecenin bir yarısı da dal aramaya bahçeye çıkamadım.
Tasarımın aslı buydu. Esin kaynağım:)
Tek kuş olmaz uğursuzluk getirir dedim. Aslında 3 kişiyiz ama 3 kuş saçma olurdu. Oğlum da yumurta olsun bu durumda:))

17 Ocak 2009 Cumartesi

Sofra Süsleme Aksesuarları

Yine 3-4 yıl önce yaptığım peçete ve kadeh yüzükleri. Peçete yüzüklerini kına gecesi mendillerini süslemekte de kullandım.
Bu da başka bir model. Halka şeklindeki tel çelengi sofra süslemede kullanılmak üzere tasarladım.

Bohça Aksesuarları

Nişan ya da düğünlerde hazırlanan bohçalar için yaptığım aksesuarlar. Cam inci, akrilik boncuk, 0.30 mm. lik tel, metal şapkalar ve püskül kullanarak yapmıştım.
.Fotoğraftaki ayakkabı çantası olarak bohçaya takım yapılmıştı. Uygun renklerde çalışmam için müşteri onu örnek olarak getirmişti.
Bu da ayrı bir bohça aksesuarıydı. Bohça olarak fotoğraftaki örtü kullanıldı. Deri işlemeli bir sandık içerisine hazırladık. Çok şık oldu. Sandıklı fotoğrafını çekemedim.