En kaliteli uyku 22:00 ve 06:00 arasında uyunan uykuymuş. Normal yetişkin bir insana 5 saat uyku, bu saatler arasında olmak kaydıyla yetermiş. Yeter ki güneş üstünüze doğmasınmış ve de batmasınmış. Güneş doğarken ve batarken çıkan ışınlar uyuyan insan metabolizmasına çok negatif etkiler yapabiliyormuş. Onun için eskiler ikindiden sonra uyumak iyi değil derlermiş. Bunu anlatan bir hadis bile okumuştum...Dinimizde yapılmaması emredilenya da yapmasanız iyi olur denilen şeylerin sebeplerini öğrenip, farkındalık kazanınca öyle mutlu oluyorum ki anlatamam. Bu akşam kayınpederimin ölüm yıldönümü için Kuran-ı Kerim okundu kayınvalidemlerde. Sonunda dua ederken hocanın isteğiyle herkes elele tutuştu. O kadar içime işledi ki bu. Sevginin ve muhabbetin artması içinmiş. Çok anlamlı geldi bana. İçim titredi. Hocayı da pek sevdim bu yüzden. Genelde kendisi cennette yer parsellemiş gibi şöyle yapmazsanız cehennemde yanacaksınız, tutuşacaksınız, diyerek sürekli Allah' la korkutan kadın hocalara sinir olur ve her toplumda sorularımla sinir ederim de kendilerini. Bu seferki hocayı gerçekten sevdim.
Çevremde herkes yorgunluktan, kafasını yataktan kaldıramamaktan ve bilimum bahara suç atılan yorgunluk çeşidinden bahsedip duruyor. Geçen yıl bu zamanlar ben de öyleydim. Sanırım daha önceki yıllar bu zamanlar da. Güneş tasarla, üret, bak, sevin diye çırpınıp tatlı tatlı doğaken ben; "bırak beni uykum vaaaar", diye bağırasım gelirdi. Bu yıl pek iyi karşıladım baharı, diye düşündüm geçenlerde. Acaba neden diye düşünürken buldum. 7 aydır pilates yapıyorum ve pilates yaptığım günler ister inanın ister inanmayın, güne yenilenmiş başlıyorum, mutlu hissediyorum kendimi gün boyunca... Bugün kuaföre oradan da başka biryere gitmem gerekiyordu, pilates yapamadım. Gün boyu tüm kaslarım, eklemlerim hissetti yokluğunu...
İşte böyle. İçimden geldi.