Sayfalar

ahşap boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahşap boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2012 Salı

Bir Önce-Sonra Hikayesi- Beyaza Dönüş...

            Kışlık ev için 2 aydır tadilat yaptırıyoruz. Sadece 4 duvar bırakıp baştan sona yeniledik. Mobilyalarım hala taş gibiydi, şimdiki dandik, iskeleti kuş gibi olanl mobilyaları görünce atmaya kıyamadım. Zaten yeni almaktan çok eskiyi yenilemek bana hep çok heyecan verici gelir. Depremden kalma çizikler, yine depremde kırılan sandalyeler vs... birçok yerin elden geçmesi gerekiyordu. Beyaz lake boyatmak istedim. Çok şanslıymışım ki, aklıma bu fikrin gelmesinin hemen ardından çok iyi bir lake ustası bulduk.
       Sandalyeler ve orta sehpayı boyanmamış, ham haliyle alıp boyattık. Evden eşyanın bu vesileyle çıkması evde çalışan ustalara ve bize kolaylık oldu. Önce yatak odası beyaz lakeye boyandı, geldi, yerleşti. Salon takımı için hafif eskitme istiyordum. Fotoğraflarda çok belli değil ama gri-mavi patine eskitmeler var mobilyalarda. Aslında gidip gelip kenara köşeye zımpara süresim var ama eşimle papaz olmaya hiç niyetim yok. 
       Sandalye ve koltuk döşeme kumaşlarını Kumaşcı'dan  online satın aldık. Önce beğendiklerimizden numune istedik. Çok açıklayıcı bilgilerle dolu bir kartela hazırlayıp gönderdiler. Beğendik, sipariş verdik ve hemen ertesi gün kumaşlarımız elimizdeydi. Mobilyalar boyamadan sonra doğrudan döşeme ustasına gitti. Oradan da nihayet eve...
       Koltukların eski ve yeni hali  hali. Yemek odası mobilyaları da bu renkti. Tadilat sırasında, mobilyacıya gitmeden birkaç dakika önce, iki arada ceple çekebildiğim karmaşık bir fotoğraf ...

      Bir sonraki postta, üzerinde özellikle renk konusunda çok düşündüğüm, fakat oturunca yılbaşına yetişsin diye, iki gecede yapabildiğim runnerlarım var. Beyaz ve desenli mobilyaya örtü uydurmak zor. Koyu renk mobilyada örtü kullanmayı çok sevmiyorum ama beyaz mobilya örtüsüz çok soğuk geldi.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Sevgili Günlük- Ada'ya Minik Tepsi Boyadım

       Adacığıma tam bir yıl önce Sportacus figürlü transfer yapmak için aldığım tepsiyi nihayet bu akşam boyadım. Artık Sportacus aşkı bittiği için, ayıcıklı desenli peçete dekopajı çalıştım.
Önce tepsiyi zımparaladım. Sonra her kat arasında tekrar zımparalayarak 2 kat beyaza boyadım.
Beyaz boyaya biraz çivit mavi katarak pastel bir mavi elde ettim. İki kat ta yine her kat arasında zımparalayarak maviye boyadım.
Kullanacağım desenin etrafından istediğim şekilde kestiğim peçetenin en üst yüzeyini diğer katlarından ayırdım.
        Peçetenin yapışacağı kısma tutkalı sürdüm. Peçeteyi dikkatlice yapıştırdım. Yine çok hassas bir şekilde tutkalı tepsinin tüm iç yüzeyine sürdüm. Tutkalın kurumadan önceki hali böyle görünüyor. Kurudukça şeffaflaşıyor.
 Peçete dekopajın kenarlarını koyu maviyle tamamladım. Verniğim yoktu, henüz verniklemedim, yarına kaldı. Sırada bekleyen bir de büyük şımarık tepsi denilen bir tepsisi var Ada'nın. Bu akşamlık bu kadar yeter, dedim. O da birdahaki "ne yapsam, ne yapsam" akşamına kaldı.

:)
            Kuzucuğum akşam hastalanmış, Kan ve idrar tahlili yaptırmışlar. Kanında yüksek miktarda mikrop bulunmuş.Telefonda "teyzoeee benim kanımı çektiler (aldılar)" diye mızıldadı. Acilde, idrar tahlili için verilen bardağa çişini yaptıktan sonra, bardaktakini içmesi gerektiğini sanıp, korkup ağlayıp yanındakileri bayağı güldürmüş.

23 Ağustos 2009 Pazar

Sponge Bob Tepsilerimiz...

Bu tepsileri 3 yıl kadar önce oğluma boyamıştım. Fotoğrafları geçen haftalarda çektim. Hala iyi durumdalar gördüğünüz gibi. Zemini buz maviye boyayım üzerine çıktı aldığım Sponge Bob figürlerini dekupe ettim. Kenarlardaki tamamlamaları fırçayla yaptım. Uzun gelen ayakları tepsinin dışına doğru yapıştırdım, daha esprili oldu. Çift figürlü olan minik bir tepsi, diğeri 2 boy büyüğü.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Bıdık'ın Kulübesi...

Bıdık'ı nihayet geçen ay bu eve getirebildik. İkiz komşumuz oğluma diploma hediyesi kulübe yaptı. Oğlum da boyadı. Kırmızı olmasını o istedi.
Kapısına deriden kemik şekli kesip, yapıştırdım. Yapıştırırken merakla koklayıp, bacaklarıma dolandığı için tam ortalayamamışım. Şömineden kalan bir tahta parçasına ismini yazıp; pati, kemik ve Bıdık figürü çizerek süsledim. Matkapla iki delik açıp ip geçirdim ve bir çiviyle kulübeye astım.
İlk geldiği akşam sabaha kadar uyutmadı bizi. Herkesi yabancıladığı için havlayıp durdu. Biz de korkmasın diye verandada sabahladık. Sitede sabah beşten sonra yürüyenler, koşanlar çok. Onlara sinir oldu. Her turda deli gibi havladı. Sabahın köründe o hızla internetten havlama önleyici tasma siparişi verdim. Fakat kullanmaya gerek kalmadı. Çok ta üzüldük. Böyle devam ederse öbür eve geri göndermek zorunda kalacaktık, kimseyi rahatsız etmemesi için. Fakat komşularımız çok hayvanseverler. Kedi, kuş, kirpi, ne varsa gönüllü besliyorlar. Anlayışları ve sevecenlikleri sayesinde Bıdık ikinci akşam çıt çıkarmadan uyudu. Şu an tek anlaşamadığı ısırdığı bekçi (diğer bekçiyi çok seviyor), bir de malesef kulübesini yapan komşumuz. Yese doymayacak o ikisini. Çocuklarla arasıysa süper. Erkeklere temkinli, güzel kızlara hiç ses çıkarmıyor. Söylemesi ayıp, örtülü bayanları da pek sevmiyor. Eşim "bu bizim Bıdık, genelkurmaydan sanırım" diye espri yapıyor hatta :)
Bıdık yeni evinde pek bir mutlu. Her on dakikada bir hayranlarından biri-birkaçı gelip mıncıklıyor. Fakat bu arada geçenlerde biz evde yokken bekçiyi dizinden ve kolundan ısırmış. Oysa ki hiç saldırgan değildi. Üstelik zinciri de bağlıydı. Çocuklar bekçimizin onuel ve ayak hareketleriyle kızdırdığını söyledi, gerçekten de ne yaparsa yapsın tüm köpekler ondan nefret ediyor nedense. Daha önce de siteden başka bir köpek ısırmıştı onu... Bıdık el çırpılmasından ve ellerin aşağı-yukarı sallanmasından, ayakların ona doğru sallanmasından, yere vurulmasından nefret ediyor. Yukarıdaki foto bugüne ait. Yıkanmış, tıraş edilmiş, taranmış halde, çapkın çapkın da bakmış :)
Minderde yatmaya bu kış çok soğuklarda alıştı. Kulübesine ne koysak sabahı parça pincik edilmiş dışarı atılmış görüyorduk. Yeni eve yeni minder yapayım, dedim. Perdeci gelirken storları fermuarlı kılıflarla getirmişti. Birini kare şeklinde kesip içini elyaf doldurdum. Açık kısmı diktim. Yeni fakat kullanmadığımız bir kilimle kapladım. Kilimi normal kılıf gibi dört tarafından dikmedim. Hediye paketi yapar gibi kaplayıp, iki ucundan diktim. Daha pratik oldu.
Sıcakta taşta uyumayı çok seviyor. Verandaya çıkması yasak olduğundan, şimşirlerin arasından sokulup, taşa başını koymuş beni izlerken :)
Hamiş:
Yukarıdaki bahsettiğim http://www.juenpetmarket.com 'dan ilk kez alışveriş yaptım. Tasmayla birlikte tüy açıcı tarak ta sipariş vermiştim. İkinci gün öğlende elime geçti. Üstelik bir paket te hediye ödül kemiği yollamışlar. Çok memnun kaldım. Tavsiye ederim.

17 Haziran 2009 Çarşamba

Ben Yapmadım- Elmalı Tablo

Bu tablonun benzerini ahşap boyama malzemelerimi aldığım bayanın dükkanında gördüm. Dekopaj uygulayarak yapmış. Çerçevesi sedefli beyazdı. Resmi çok beğendim. Malzemelerini alıp yapayım derken, aklıma fiyatını sormak geldi. O kadar uygun bir fiyat söyledi ki, çerçeve, boya, fotokopi kağıdı  alsam daha pahalıya geliyordu. Tutkal, vernik vs... evde vardı onları ve emeğimi hesaba katmıyorum daha..

Ben de koyu renk çerçevelisini sipariş verdim. Sipariş verirken söylemeyi unutmuşum. Kenarlarına yaldız eskitme istemiyordum. Neyse almaya gidince de birşey söylemedim. Çünkü benim hatamdı bu ayrıntıyı atlamak. Fena da olmamıştı ama ben bu heryere, herşeye yaldız olayından bayılacağım yakında. Evime de hiç uymuyor zaten. Çerçevede pek belli değil. Biraz da ben sonradan parmağıma eskitme kahve sürüp üzerinden hafif geçtim. Daha görünmez oldu.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Kuşevim ve Çakma Kuşlarım...


       Daha önce yaptığımdan    bahsettiğim   kuşevimi geçtiğimiz haftalarda yerine yerleştirebildim. Önce verandanın ahşap direklerinden birine takmıştım. Sonra ne yapsam da bahçeye alsam derken, pencerelere sineklik takmaya gelen ustaların bıraktığı çıtalar kafamda ampul yandırdı. Çıtaları önce kuşevine, sonra da yere çaktık. Birkaç gün sonra da boyadım. Boya aynı renk olmadı ama evde olan buydu. Boyadım işte. Yakında güneşten, yağmurdan hepsi aynı renk olur sanırım. Kapısına da Euroflora'dan aldığım kuşlardan birini taktım. Bir ara unutmasam da kuş suluğu alıp taksam bir yerine. Şimdilik Bıdığın su kaplarından birini yere koydum.

       Kuşevlerine kuş girmesi için arkasına da delik açılması gerekirmiş. Komşularım söylemişti. Arkasını da kuşbaşı kadar deldik. Henüz kiracı yok. Ekmek, bulgur vs... koyuyorum. Yiyip, içip gidiyorlar...







Bu kuşlar ve mantarlar da Euroflora'dan . Altlarında teller var. Zemine bu sayede kolayca tutturulabiliyorlar. Kuşların gerçek kuş olmadığını kuşlar bile anlamıyor. Yanlarına geliyorlar sürekli. Mantarları da ilk gören kesinlikle gerçek sanıyor. Kapı süsleri de yaptım bu malzemelerden.
Hepinize mutlu haftalar.

11 Haziran 2009 Perşembe

Hobi Günlerimiz 3

Hobi günlerimiz 1 ve 2 den sonra 3. seri...
h
Çöp küpüm. İlk fotoğraf boyanmamış hali. Doğal olsun istedim. Kilerde evin çerçevelerinden kalan 8 yıllık Pinotex ahşap koruyucuyu buldum. İki kat sürdüm. İçini de boyadım. Doğal ve güzel oldu.
Belma abla saksılığını boyuyor. Onu ve ondan sonraki çöp küplerinin hepsini o boyadı. Eskitmesini ben yaptım. Alttaki verniklenmemiş halleri. Uyum içinde olsunlar diye hepsini yeşil boyadık.
Bu iki mumluğa taşlar yapıştırıp süslediler. Yanınca ışıldasın diye. Bitmiş halini çekmemişim.
Bu da küplerin vernikli hali.
Bunlar da saksılık olarak satılıyordu. Kimimiz bahçeye büyük mumlar koymak için kullanacak, kimimiz saksılık... Bunlar benim biri küçük biri büyük olmak üzere yine Pinotexle boyadığım saksılıklarım.

10 Haziran 2009 Çarşamba

Sevgili Günlük- Hobi Günlerimiz 2

Hobi günlerimizin ikinci ve üçüncüsünü de yaptık. İkinci gün geçen seferden yarım kalan kutuları tamamladık. Kutuların birine bu kuşlu deseni diğerine kutunun sahibi Türkan ablanın oğlu ve nişanlısının fotoğraflarını dekupe ettik. Dekopaj işleminden önce kağıtların kenarlarını kesip çakmakla hafifçe yaktım. Yapıştırdıktan sonra da boncuk boyayla tamamladım. Çok nostaljik kutular oldu.
Daha sonraki konuda boyadığımız küpleri yayınlayacağım.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Sevgili Günlük- Hobi Günlerimiz 1

Sitedeki hobi günlerimizi bugün başlattık.Sabırsız öğrencilerim (komşularım) öğleden sonra masayı kurmuş zımparalamaya başlamıştı bile. Önce aldıkları kutuları boyadık. Onlar kururken etraftaki saksılara sulandık :)
Eline hiç fırça almamış, kenardan bizi izleyen ve sürekli "ama ben el yapmak istiyordum", :) diyen Belma abla sonunda dayanamayıp evdeki küçük saksılarını kaktüs dikmek üzere boyadı.
Sonra hızını alamayıp Neval ablanın çöp küpünü boyadı. Ben de eskitmesini yaptım.
Resme hiç yeteneğim yok diyen Sebla evin girişine koymak üzere boyadığı mumluğu mine çiçekleriyle süslerken...
Boyadıklarımız kururken aklımıza esti, küpçüye gittik. Arabanın bagajını ve kucaklarımızı küpler, testiler, mumluklarla doldurup eve geldik.
Yarınki dersimiz bunlar. Yarın hava sıcaklığı 37 derece olacakmış. Akşamüstü boyamaya başlarız sanırım.
Boyadıklarımızın ufak tefek tamamlanacak işleri var. Yarın tamamlanmış haliyle fotoğraflarını yayınlarım.