Sayfalar

babam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
babam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2009 Pazartesi

Sevgili Günlük- Günlük Rapor...

Dün Babalar Günü'nü kutladık. Babam dünkü sıcakta bize mangal yaparak yoruldu. Güya onun günüydü ama o çalıştı, biz yedik her zamanki gibi. Annem de ekstra güzel zeytinyağlılarla olayı bitirmişti. Giderken annemin çok sevdiği jöleli tatlımdan yapıp götürdüm, annem de yapmış aynısından, pişti olduk. Yemek sonrası tatlıları çarpıştırdık, hangimizinki daha güzel olmuş diye. Artık kibarlıktan mı, gerçek mi bilmem, ikisini e çok beğendiklerini söyledi sayın jüri üyeleri... İstanbul'dan Babalar Günü için gelen kardeşim babama laptop almış. Masaüstü sürekli bozuluyordu, buna pek sevindi babacım. Kendisi de cici netbookunu getirip bize hava attı:) Eşime de babama da aynı hediyeyi aldık bu sefer. Babama hep teknolojik hediyeler alınıyor son zamanlarda. Geçen yıl arabasına mp3 player almıştık, müzik dinlemeyi çok sever, çok hora geçmişti. Bu yıl masaj minderi aldık. Fotoğrafta Ada minderi test ediyor. Önce titreşimden korktu, yanına yaklaşmadı, sonra da kalkmak bilmedi. Kız kardeşim her babalar günü eşime de hediye alır. Yine elinde paketle geldi. Bu ikinize, dedi. Çok güzel iki katlı ve tam istediğim gibi kurabiye, kek standı almış :) Eşim kurabiye canavarıdır, o bakımdan ikimizin hediyesi bu... Eşimin hediyesini sabah verdik. Çok memnun oldu. Geçen yıl ona da dvd player almıştık. Bence bunu kendinize aldınız demişti :) (Lostla yatıp kalktığımız zamanlardı) Bu yıl baba bir hediye alalım, dedik. Gayet de güzel bir alet. Deri olduğu için terletmesi dışında çok güzel masaj yapıyor. Üzerine bir çarşaf konulursa terletmez sanıyorum. Isıtma seçeneği de var. Bu sıcakta denemeye bile korktuk ama kış için ideal. Araba koltuğunda da kullanılabiliyor. Bu akşam Bıdıkımız geliyor. Cumartesi gece yarısı kulübesi geldi. Dün boyadık. Az önce abisi onu almaya gitti. Bakalım uyum sağlayabilecek mi buraya. Havlayıp kimseyi rahatsız etmez umarım. Sitede herkes hayvanları çok seviyor ama ben yine de endişeliyim. İnşallah uslu durur oğlumuz.

21 Haziran 2009 Pazar

Babammmm...

Sibel, Ebru ve Erdem'in babası, Berkehan, Ada ve Naz'ın dedesine...
       Babam sevgisini gizleyen babalardan değildir. Doğduğumdan, en azından hatırladığımdan beri 5 duyusuyla ve kalbiyle sevdi bizi. Sadece bizi değil, tüm çocukları sevdi babam. Yolda arabayı durdurup sümüklü çocukları bile sevdiğini hatırlarım.

       İlk diş fırçalamayı babamdan öğrendim ve o esnada Beşiktaş'lı oldum. Nedense Beşiktaş'ı tuttuğum anla, tabureye çıkıp ilk kez kendim diş fırçaladığım an hep aklımda. İkisi aynı anda oldu sanırım. Banyo dönüşü de annemin hatıra kalsın diye sakladığı emziğimi bulup gizli gizli emişim hep aynı gün gibi. Aklımda kalan, çıkmayan üç olay...

       Bana hedef tahtası yapmıştı, boş bir tarlaya götürüp atış talimi yaptırırdı. Hafta sonu motorsikletin arkasına beni atıp balık tutmaya götürürdü. Yine aynı motorsikletle denize götürürdü beni. Annem "şimdi olsa izin vermem, ne cahillikmiş küçücük çocuğu motorsikletli bir adama teslim etmek", der aklına geldikçe :)

       İlk kez silah kullanmayı, hayvanlara dokunmayı, sevmeyi, beslemeyi...
       Balık tutmayı, balık temizlemeyi,
       Bilimum sakatatları yemeyi...
       Piknik ve mangal yapmanın püf noktalarını...
       Özgürce üst baş kirletmeyi...
       Kimsenin bilmediği yabani meyvelerin adlarını ve tatlarını,

       Akşamları fişek doldurmayı, çekiçle çat-pat patlatmayı...
       Tamir aletlerini kullanmayı...
       Güreş etmeyi :)
       Yüzmeyi...

       Masaj yapmayı...
       Araba kullanmayı...
       Kin gütmemeyi...
       Dürüstlüğü...
       Yaptığım bir hatanın sonucunda odama gelip bir güzel bakışın ve güven dolu tek bir cümlenin yaptığım hatanın hata olduğunu anlayabilecek kadar ezilip büzülmemi sağlamasını,
       Yalan söylememeyi,


              Hepsini babamdan öğrendim. 
İltifat konusunda da çok cömerttir babam. Giydiklerimizi, saçımızı, başımızı hemen farkeder, mutlaka beğenisini ya da beğenmeyişini bariz belli eder. En sevmediği yırtık kotlardı, onu üzmemek için yanında giymedim, ilk hoşnutsuzluğundan sonra. Bunun dışında kıyafet konusunda da hiç karışmadı bize. Tek sevmediği salaşlıktı hala da öyle. Erkekte sakal, bıyık ta sevmez babam. Erkek kardeşim top sakal konusunda çok uyarı aldı kendisinden.
Takım elbise ve kravat vazgeçilmezleri. Şık giyinmeyi çok sever. 
Sabahları banyoyu babama kaptırmadan işinizi görürseniz şanslısınız. Annemin deyimiyle her sabah kırklanır :)

         Babam doğayı çok severdi, hala da öyle. Elinden de her iş gelir...

     Babam torunları olduktan sonra tuhaf oldu . Sadece torunlarını çok seviyor. Diğer çocuklarla kıyaslıyor. Bizimki böyle yapmıyor, bizim oğlan şöyle akıllı, bizim kız şöyle vs... ifadeler kullanıyor. Annemse torunları olduktan sonra daha çok çocuk sever oldu. O babam gibi oldu, babam annem gibi...Babamın bizi çok sevdiğinden bir an bile şüphe duymayacak kadar güven verdi bize. Arkamda dağ gibi, önümde engin, berrak ve sakin bir deniz gibi olduğunu hep hissettirdi.


İyi ki varsın, iyi ki benim babam olmuşsun babacığım. Allah sana ve anneme upuzun, sağlıklı bir ömür nasip etsin. İyi ki senin güzel kızınım.

 Babamın, eşimin ve bütün babaların babalar günü kutlu olsun...