Başlık bile bulamadım. Ne için ölünüyor, öldürülüyor ben hala anlamadım. Tanıdığım birkaçına sordum, "ne istiyorsunuz? " somut bir cevap alamadım. Televizyonda heryerde soruluyor, "ne istiyorsunuz?" Benim mi anlayışım kıt, ne istediklerini hala anlayamadım.
Kalbimde kin, düşmanlık beslemeyeyim diyorum ama söz dinlemiyor... Vatan sağolsun, demek adettendir ama kimle savaşıyoruz, kime feda ediyoruz bu gençleri, bilemedim. Askerlik meslek olmalı, ana kuzusu çocukları dağlara salanları da, onları duygusuzca vuranları da, buna normal gözüyle bakanları da Allah tez zamanda yoketsin. Halkların kardeşliği, diyenlerin, aydınım diye ortada gezinenlerin birçoğu bunlara zemin hazırlıyor. Biz zaten hep kardeştik, kim girdi, ne zaman, nasıl girdi aramıza. Biz-siz bilmezdik, şimdi bizi her doğu, güneydoğu kökenli insanımıza şüpheyle baktıran bu gidişatı Allah islah etsin. Kendi halkını dahi düşünmeden silahın önüne katan o İmralı canavarını da, onun kulu-köpeği olan dağlardaki, şehirlerdeki yandaşlarını da bu Mübarek günde, gecede Allah'a havale ediyorum. Allah'ım sen hayırlısını ver hepimiz için...
Ben bu gece yarısı tam 24:00 'de ülkemin barışı, aydınlığı, refahı için dua ediyor olacağım. Toplu edilen dualar çabuk kabul olunurmuş. Katılmak isterseniz tam 24:00 'te aynı duada buluşalım. Berat Kandilimiz kutlu olsun.
kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kandil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Temmuz 2011 Cuma
16 Eylül 2009 Çarşamba
Bloggera Giriş Sorunu Yaşayanlar...
Kaç gün oldu saymadım bloguma ve birkaç blog hariç hiçbirine giremezken, inat edip değiştirmeye tenezzül etmediğim DNS ayarlarımı değiştirip bloguma normal şekilde (biraz ağır ama) girmiş bulunmaktayım. Ohh be...
Denemek isteyenler buradan girip, uygulayabilir.
Gerçi yarın ne olur bilinmez, sebep ne kimsenin bir açıklama yaptığı yok, fakat birçok blogger aynı durumda. TTNetten şüphelenenler çoğunlukta. Günah ta almayalım mübarek gece :)
. Biz bugün sitecek Kuran-Kerim hatimimizi bitirip, bu gece bağışladık, ağlaştık. İki senedir Türkçe mealden okuyorum. Çok tat aldım, herkesin uykusu gelirken, ben cin gibi okuyorum. Çünkü yazılanlar çok güzel ve çok anlamlı. Kadir Gecenizi tüm kalbimle kutlarım, dualarınız kabul olsun, melekler başınızdan ayrılmasın, katı katı sevap yazsın. Allah herkesin ibadetlerini kabul etsin. Biraz burada takılıp tekrar ibadete dönmek istiyorum. Bin aydan daha hayırlı bu geceyi iyi değerlendirmek lazım. Nafile yüz rekat,bin rekat namaz kılacağınıza bol bol Allah'ı zikretmek, tövbe, salavat ve şükür tesbihlerini zikretmek ve kaza namazı kılmak gerekiyormuş. Bu arada zikir beyin hücrelerini bilimsel olarak açıp, feyz almayı sağlıyormuş. İçimize işleyerek, huşu içinde ibadetler yapmamızı ve feyz almamızı tüm kalbimle diliyorum.
Yazılacaklar birikti. Şimdilik bir ceee demek yeterli. Çok özledim blogumu. İşte böyle...
Denemek isteyenler buradan girip, uygulayabilir.
Gerçi yarın ne olur bilinmez, sebep ne kimsenin bir açıklama yaptığı yok, fakat birçok blogger aynı durumda. TTNetten şüphelenenler çoğunlukta. Günah ta almayalım mübarek gece :)
. Biz bugün sitecek Kuran-Kerim hatimimizi bitirip, bu gece bağışladık, ağlaştık. İki senedir Türkçe mealden okuyorum. Çok tat aldım, herkesin uykusu gelirken, ben cin gibi okuyorum. Çünkü yazılanlar çok güzel ve çok anlamlı. Kadir Gecenizi tüm kalbimle kutlarım, dualarınız kabul olsun, melekler başınızdan ayrılmasın, katı katı sevap yazsın. Allah herkesin ibadetlerini kabul etsin. Biraz burada takılıp tekrar ibadete dönmek istiyorum. Bin aydan daha hayırlı bu geceyi iyi değerlendirmek lazım. Nafile yüz rekat,bin rekat namaz kılacağınıza bol bol Allah'ı zikretmek, tövbe, salavat ve şükür tesbihlerini zikretmek ve kaza namazı kılmak gerekiyormuş. Bu arada zikir beyin hücrelerini bilimsel olarak açıp, feyz almayı sağlıyormuş. İçimize işleyerek, huşu içinde ibadetler yapmamızı ve feyz almamızı tüm kalbimle diliyorum.
Yazılacaklar birikti. Şimdilik bir ceee demek yeterli. Çok özledim blogumu. İşte böyle...
8 Mart 2009 Pazar
Sevgili Günlük- Mevlid Kandili Hakkında...
Yaklaşık 17-18 yıl önce kadar (uff ne çok olmuş) fakülteye giderken Ankara Beşevler civarındaki otobüs duraklarında Kutlu Doğum Haftasıyla ilgili afişler görürdüm. Nedir bu diye anlayana kadar uzun süre geçti. Çok ta üzerinde durmadım açıkçası. Zaten anlayana kadar ya afişler kalkıyor ya da yerine yenileri yapışıyordu. Neredeyse 5-6 yıl önce öğrendim anlamını ve yuhh dedim kendime. Noeli kendimi bildim bileli bilirim de kendi Peygamberimizin doğum haftası kutlamalarından bu kadar geç haberim olmasına çok şaşırdım ve üzüldüm. Şimdi neredeyse bir ay önceden çeşitli hazırlıklar yapılıyor, broşürler dağıtlıyor haberimiz oluyor. Hııı diyorum Hz. Muhammed' imizin doğum günü yaklaşıyor.
Sanılmasın ki, dine soğuk bakan ya da dinini yaşamayan bir ailede büyüdüm. Çok ileri görüşlü bir o kadar da dinin gereklerini kendince, gösterişsizce yaşayan, yapmasa da yapılması gerekeni bilen ve öğreten bir annem ve babam var. Buna rağmen annem Salavatın ne olduğunu 3 yıl kadar önce tesadüfen bana sorarak öğrendi. Çok şaşırmıştım. Aaaa annem daha Salavatın ne olduğunu bilmiyor diye... Bilmiyor derken, cümleyi biliyor ama onun Salavat olduğunu bilmiyormuş. Tekbirle ikisini karıştırmış. Bu gün ve gece Peygamberimize Salavat getirmek çok kıymetliymiş , günü iyi değerlendirelim arkadaşlar.
Hristiyanların ya da Yahudilerin dini inançlarını özgürce yaşamalarına, filmlerinde bu yaşamdan kesitler görmeye öyle alıştık ki, hatta imrendim zaman zaman. Şükran günü hindili yemeklerini, pazar ayinlerini, vaftiz törenlerini, bar mitzahlarını filmlerden, kitaplardan farkında olmadan öğrendim. Giyinip süslenip kiliseye gidişelerini, dini günlerini hediyeleşerek, güzel yemekler yapıp, özel sofralar kurarak yaşayışlarını imrenerek izledim hep.
Bizde bir Türk filminin içinde benzer bir durum geçmesi için dini filmler kategorisine girmesi gerekiyor çoğu zaman ya da dini film değilse genelde din konusu, imam, camii, namaz vs... genelde inananlarla alay etmek amaçlı kullanılıyor senaristler tarafından. Kendimize bu kadar yabancıyız yani ve yabancılaştırılmışız. Utandırılmışız. Din konusunda her konuşanı inanan değil yobaz dinci kategorisine almışız. Öyleleri de yok değil ama önyargıları kırmak gerek. Bugün insanlarımızın yüzde olarak çoğunluğu din adına oy toplayan partilerin arkasına takılıp hiçbirşey düşünmeden gidiyorsa, bunun sebebini de din elden gidiyor korkusuna bağlıyorum ben. Dinci partiler başı açık kadınları özellikle üst yönetimlere getirip, bakın biz moderniz imajı vermeye çalışıyorlar. Yine sol partiler kendilerinden beklenmeyen bir şekilde dindar! ve din koruyucusu oluverdiler birden ne hikmetse... Bu halk bundan anlar nasılsa diye düşündüler sanırım ama biraz abarttılar. Dolayısıyla insanlar dış görünüşleriyle değerlendirilmeye başlandılar. Dindar veya dinsiz diye. Tesettürlüler başı açıklara, başı açıklar tesettürlülere ters ters bakar oldular. Şimdi bir ılımlı İslam zemini hazırlanmaya çalışılıyor sağ-sol siyaset platformunda. İş işten geçti mi geçmedi mi bunu zaman gösterecek. Kaldı ki; gerçek İslam anlayışı zaten çok güzel ve ılımlı...
Bizim inanıyor görünen kesimin, en azından gözde yıllardır kötü bir imaj bırakacak büyük çoğunluğuna baktığımda gördüğüm malesef şu; camiye gidersiniz ayak kokusu, boğaz temizleyen, hak huk yere tüküren, ter kokan, yırtık çoraplı, dağınık üst-başlı adamlar. Kadınlar kapanmak için ne bulduysa örtmüş gibi, renk uyumu yok, estetik yok, bakınca temiz olduğundan şüphelenecek kadar paspal, etekleri yolun bütün pisliğini süpürür, sonra o pislikle evlerine girip namaz kılarlar. Yine namaza dururken aynı şekilde ne bulduysa kapansın diye uğraşıp, yahu ben Allah'ın huzuruna duruyorum, şöyle temiz, güzel ve uyumlu giyineyim, bana verdiği nimetleri üzerimde görsün demez. Kadınlar, erkekler her fırsatta eş-dost ne varsa dedikodularını yapar, haklarını yer, aralarını bozar, çalar,çırpar, metres tutar, eşine-çocuğuna kötü davranır. Dua eder, okuduğu duanın ne anlama geldiğini bilmez. Acayip tarikatlara girer, kolundaki bileziklerini sıyırıp ne idüğü belirsiz insanlara bağışlayıp vicdanını rahatlatır. O tarikat şeyhlerinin adını Hz. Muhammed'den daha çok ve sık duyarsınız ağızlarından. Sıra dine gelince atıp tutar, kimseye laf söyletmez. Gösterişte dini yaşar, onun için cennet garantidir artık. O kıçı-başı açıklar duruken o mu yanacaktır cehennemde hıh. Bunlar bizzat yaşadığım, gördüğüm şeyler arkadaşlar.
Bu arada şu ana kadar yazdıklarıma baktım da; "ben kandil kutlayacaktım sahi", dedim. Ne kadar doluymuşum:)
Bu arada ben Mevlid Kandili' nin bugün olduğunu dün akşam üzeri öğrendim. Şu anda düşünüyorum irmik helvası mı yapsam lokma mı diye:) İbadet kısmını geç vakte bırakmayı düşünüyorum. Aslında toplu halde ve aynı saatte yapılan duaların daha makbul olacağını düşünüyorum. Bir dahakine organize olsak ta aynı saatte duaya otursak mı arkadaşlar, ne dersiniz?
Hepinizin Mevlid Kandil'ini kutluyorum, dualarımızın kabulünü tüm kalbimle diliyorum.
Bir de Kadınlar Günümüz vardı sahi... "Kadın derya-deniz bir düne sığmaz sevginiz" (Şu anda yazıverdim, alıntı falan değil, bugün yazar ve düşünür günümdeyim, craft insanı değilim şu an için ona göre:)...) diyor yine de günümüzü kutluyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
