Sayfalar

alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2012 Cumartesi

Hediyeler, Alışverişler Konulu Bol Fotoğraflı, Bol Linkli Bir Post...


Bu güzel askıyı alalı neredeyse bir ay olacak ama ben ancak fırsat bulup paylaşabiliyorum. Hobi Vakti'nde görüp çok beğenmiştim. Çok sevdiğim bu dantel dekopaj desenini maille yolladım ve bana özel çalıştı. Yapım süreci sırasında sürekli fotoğraf yollayarak aşama aşama fikrimi aldı, gönderim sırasında çok alakalıydı. Son derece titiz ve alakalı tutumu için buradan tekrar blogger arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Askının en solunda asılı duran çiçekli aksesuarı Sibel'in Hobi Dünyası 'nın güzel hediyesi. Sibel'e ham obje siparişi vermiştim. Sağolsun eşi ince bir işçilikle objemi hazırlamış, Sibel de yanına bu zarif hediyeyi iliştirmiş. 
Bu hamur kabartma minik pano Hobi Vakti'nin hediyesi. Kuşlu askılığımla birlikte yollamış, sağolsun...
       Bu şirinlik abidesi kuşlu havlu da arkadaşım Deniz'in nazik hediyesi. Kişiye özel hediyeler nasıl güzel, nasıl anlamlı... Linki tıkladığınızda siz de sevdiklerinize hediye edebilecek birçok alternatif bulabilirsiniz.
    Bu Gobbis marka yastığı uzun zaman önce görüp, beğenmiştim. Geçen haftalarda Trendyol'da satışa girmişti. Oğlum için aldım. 
Annem son gelişinde çim adam getirmişti. Nostalji oldu. Unutmuşuz iki günde fırça gibi çıkan yeşil saçlara sevinmeyi :) Şirin çim adam... Üstteki fotoğrafla alttaki arasında 2 gün var. Biz evde yokken saç sakal birbirine karışmış...
Bu arada ne zamandır fotoğraf makinemi yenilemek istiyordum. Geçen hafta yeni makinemiz geldi. Ben henüz vakit bulup, fazla kurcalayamadım. Aşağıdaki fotoğraflar yeni makineyle çekildi ve oğluma ait. 

 Annemlerin bahçesinden...
 O kadar çoklar ki... Annem balkona ekmek kırıntıları koymuş, hepsi tüm günü neredeyse orada geçiriyorlar. Bu fotoğraf mutfak camından çekildi...
 Annemlerin bahçesinden... Bu fotoğraf ta cam arkasından çekildi.
Gece karda yürüyüşe çıkmıştık. Bu güzellik te bizi takipteydi...

       Sonuçta henüz yeni elimize almış olmamıza rağmen şahane fotoğraflar çekebiliyoruz. Merak edenler için yazıyorum; Nikon D90 ve Canon 500D arasında kararsız kaldık ve Canon' da karar kıldık. 

1 Temmuz 2011 Cuma

English Home Takı Askıları

        Dün yazdığım posttaki çift kuşlu ferforje askıyla birlikte bu iki takı askılığını da English Home'dan aldım. Beğenen varsa bitmeden yetişsin. Manken formuna nerede görsem bayılırım, mağazadakilerin hepsini almamak için zor tuttum kendimi.
        Boyutları piyasadaki birçok takı askılığının aksine çok daha kullanışlı ve çok fazla parça alıyor. Manken formundakinin küpe asacak delikleri mevcut ama ben küpe ve yüzük asmak için  kız formunda olanı kullanmayı uygun buldum.
Aldığım üçlünün kuşlu olan diğer parçası. (dünkü yazımdan) Konsolun üzerine asıp uzun kolyelerimi asmak için aldım ama henüz duvarı delmeye vakit olmadı.

30 Haziran 2011 Perşembe

Evimizdeki Kuşlar 4

Evimizdeki Kuşlar serimin 4. süne hoşgeldiniz. Ya hala bahçeye çıkamadım :) O da olur inşallah ama bu arada eve yeni kuşlar geldi, onlara da yer açtık.
Mayıs sonu Ankara' ya gittiğimde almıştım bu seramik kuşları. Tv. nin altına astım.

Bu ferforje kuşlu askıları geçen haftalarda Markafoni'den aldım. Hala yerlerini bulmadılar.


Bu askı English Home'dan.

19 Ocak 2011 Çarşamba

Sevgili Günlük-Etsy'den Kumaşlarım Geldi :)

        Yaklaşık 10 gün önce Etsy'den sipariş verdiğim Michael Miller kumaşlarım bu sabah biz kahvaltıdayken geldi. Paketi görünce siparişlerim olduğunu anlamadım, o kadar ince bir zarftı ki, aldığım kumaşların o zarfın içinde olabilceğini hayal edemedim. Kuzenimden beklediğim bir zarf vardı o sandım. Gönderene bakınca da daha da şaşırdım. Çünkü alışveriş yaptığım Etsy satıcısından geliyordu. Yoksa yanlışlık oldu da numune kumaş mı gönderdi diye düşündüm. Paketi açınca kumaşların vakumlandığını anladım ve bir ohhh çektim.
        Zaten hepsini ayrı ayrı beğenerek seçmiştim ama görünce daha da beğendim. Siparişlerimi biraz kolaylayıp, ilk fırsatta evim için yapmayı planladığım işlere başlamak için sabırsızlanıyorum. Bitince mutfağımdaki yerlerini alacaklar. Sonra bir posta sipariş daha verip salonum için birşeyler yapmak niyetindeyim.

Aynı kumaşlardan satan çok fazla Etsy satıcısı var elbette. Fakat merak edenler için ben buradan aldım.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Sevgili Günlük- Mutlu Bayramlar

        Hava güzel, herşey güzel, bayram güzel geçiyor. Tıpkı kışlık eve taşındığımız gün kapıdaki kargo paketinden çıkan Markafoni siparişimdeki Twigy terlikler kadar neşeli... Bildiğimiz Crocs modelinin baskı yapılmış ve içi astarlanmış hali. Çok hafif, sıcacık, yumuşacık. Bizim ev çok sıcak olduğu için sabah kalkınca ilk bir saat kadar giyip sonra parmak arası terliklerime dönüyorum ama üşüyen ayaklar için ideal. 
 Kampanyayı kaçıranlar için Pabbuc'da satılıyor. Başka renkleri de mevcut.


       Bugün annemlere gidiyorum, tüm kuzenlerim orada olacak. Bayramların en çok topluca yenilen neşeli yemekler ve el ayak çekilip, pijamalar giyilip, abur cbur eşliğinde laflayıp, sabahlama kısmını seviyorum :)
       Allah herkesin kurbanlarını kabul etsin. Gerçi herkesinkini eder mi bilmem. Bugün hiç tv izlemedim ama izleyenler klasik, utanç verici kurban görüntülerinden bahsediyorlardı. Biz küçük bir ilçede yaşıyoruz ve kendimi bildim bileli çevremizde kan, pislik görmeden yapıldı bu önemli görev... Ne çevre kirletildi, ne hayvanlara eziyet edildi. Buralarda yıllardır çok modern, temiz kesimhanelerde, hem İslami hem de insani (aslında ikisi de aynı)  kurallara uygun kesim yapılıyor. Bu yıl da bir damla kan görmeden teslim aldık etlerimizi.
HERKESE MUTLU BAYRAMLAR....

4 Ekim 2010 Pazartesi

Kapı Durdurucu

        Kapı durdurucularını oldum olası severim. Bizim evde de çok gerekli birşey. Sürekli kapı-cam açan biri ve rüzgar alan bir ev olunca vazgeçilmez oluyor. Oğlumun oda ve balkon kapıları yaz boyunca açık ve sürekli çarpıyor. Şimdiye kadar hep ağır objeleri, oyuncakları bu amaçla kullandım. Taş boyamayı düşünüyordum bir fırsat olmadı, dikeyim dedim o da öyle hep öne alınacak başka işlerim oldu. Vaktim olduğunda da kış geldi, gerek kalmadı. 
       Neyse işte, geçen gün burada English Home ve Polo'nun ürünlerini üreten fabrikanın satış mağazasından aldım bu stopperi. İki tane aldım hatta, biri Ada'nın oldu, diğeri Berkehan' ın. Berkehan çok tutmadı, çocuksu geldi sanırım. Ben de torunuma saklarım :)
       Tek kusuru yıkamak istenildiğinde çıkaracak yeri yok. İçinde kılıfı varmış ama dışı tamamen dikili. Alt kısmını söküp, cırt takacağım. Daha çok çok almak istedim, zor tuttum kendimi. Öyle şirin objeler gelmiş ki, koyacak yerim, kullanım alanım olmadığı için almadım. Mutfak için kumaş panolar, sepet kılıfları, kapı altları için, yine denizci temasında ve kedi şeklinde uzun yastıklar, kedili tüller, neler neler vardı... Yine bol bol kurdela, ıvır zıvır, nevresim, çamaşır aldım. Nevresim ve çamaşırlar buradaki indirimli halleriyle bile oldukça pahalıydı. Bu hafta yine gitmek istiyorum. Yeni ürün gelecekmiş. Tekstille ilgili bu tür yerlerin kapısında yatabilirim :) Bazen öyle orjinal kumaşlar geliyor ki, bayılıyorum.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Sevgili Günlük- Pabbuc.com Alışverişim

       Çanta ve ayakkabı konusunda birçok kadın gibi aşırı zaafım var. Buna yatak takımları, mutfak eşyaları, çamaşır vs... de ekleyebiliriz. Bu yıl kendimi frenleyip çok fazla ayakkabı-çanta almadım. Hatta koca yaz hiç ayakkabı-terlik almadım diyordum ama sonra kışın Markafoni'den aldıklarım geldi aklıma. Yaz içinde almadıysam da yaz için almışım. Fakat oğlumun ve eşimin bile dikaktini çeken birşey var. Hayret bu aralar hiç çanta almadın, diyorlar. Gerçekten de öyle. Beni al diyen bir çanta bulamadım bu yaz. Hayalimdeki çantaya hala kavuşamadım. Bu sayede, bu yaz eski ama eskitemediğim çantalarımı kullana kullana eskittim gerçekten. Sapı-astarı eskidi 2-3 çantamın ve buna gerçekten çok sevindim. Hatta çok sevdiğim bir tanesi var, sapını tamir ettirip biraz daha kullanmak istiyorum.

       Bulunduğum yerde beğendiğim ayakkabı mağazaları sınırlı. Bana hitap eden bir tek İnci var, onun da modellerini ezberledim artık. Pabbuc.com 'u uzun süredir takip ediyorum. Sepete atıp atıp bırakıyorum. Geçen hafta 17 Ağustos-1 Eylül arası %70 indirim maili gelince harekete geçtim. Beğendiklerimi listeleyip sipariş verdim. 2 gün sonra geldi. Tüm ürünlerde kargo ücretsiz. Müthiş indirimden dolayı numaraların çoğu tükenmiş ama ihtiyacınız varsa bir bakın derim. Ben yukarıdaki ayakkabılarla çantayı aldım. Tek ayakkabı fiyatına 4 parça ürün almış oldum. İçlerinde en rahatı renkli nubuk olanı. İnce toğuklu olmasına rağmen dolgu topuk kadar rahat. Bayramda ya onu ya da alttaki dantelliyi giyeceğim. Bunlar bayramlık yani :) Hepsi de ayakta çok şık duruyor. Çanta zaten çok şeker. Renkli olduğu için çok kullanışlı. Şimdiye kadar kullandığım en minik çantalar kategorisinde ama çok gözü-cebi var, kullanışlı olacağını düşünüyorum. Cuma ve Cumartesi iftar davetlerindeyiz, belki kullanırım cicilerimi :)

       Bu ara ayakkabıdan yana çok şanslıyım. Kayınvalidem de doğum günümde kırmızı-beyaz çok şeker bir ayakkabı almış bana.
                       Niye biz (bazı-birçok-genelde) kadınlar ayakkabılarına sarılıp yatmak isteriz?

10 Haziran 2010 Perşembe

Esse Alışverişim

       Esse Mağazalarından İstanbul'a gittikçe alışveriş yaparım. En son Bursa' dan birşeyler almıştım. Esse'nin online satışı başladığından beri, gözüme kestirdiklerim vardı. Geçen hafta sipariş verdim. Cumartesi günü kargom geldi. Birkaç parça üründen biri yanlış gönderilmiş. Bambu bulaşıklık yerine, çelik bulaşıklık yollamışlar. Off, peşine düşmek gerekecek, diye düşündüm, keyfim kaçtı açıkçası. Hafta sonu olduğu için müşteri hizmetlerine telefonla ulaşamadım. Mail attım. Pazartesi tekrar aradım. Telefona çıkan bey, mağazayla görüşüp bana döneceğini söyledi. Aradığımda sabahtı. İkindiye doğru arayıp, yanlış gelen ürünü karşı ödemeli göndermemi söylediler. Salı günü kargoladım. Bugün Perşembe ve asıl istediğim ürün bu sabah elime geçti. Açıkçası böyle hızlı bir işleyiş beklemiyordum. Çok memnun kaldım. İlk alışverişim yanlış gelince, bu online ilk ve son Esse alışverişim, demiştim ama bu sabah itibarıyla öyle düşünmüyorum. Teşekkürler ESSE...

6 Ocak 2010 Çarşamba

Etsy Alışverişim ve Nigar Hikmet


      Önceki postta bahsettiğim üzere, dün Etsy siparişlerimin bir bölümü geldi. Gidip-gelip seviyorum bunları. Ne kadar minikler gördünüz mü? Bozuk para bulmaya vaktim yoktu, parmağımdan yüzüğümü çıkarım dahil ettim fotoğrafa, minikliğini anlayabilesiniz diye...

Devamı için başlığa tıklayın...

17 Ekim 2009 Cumartesi

Pratikev Rezaleti

       Daha önce pratikev'den espresso makinamı alıp sorunsuz alışveriş yapmıştım. Buna güvenerek 9 gün kadar önce dikiş makinası siparişi verdim. Hevesle hergün girip sipariş takibinden bakıyorum, "tedarik sürecinde" (bugün de girdim hala öyle)

       Tüm alışveriş sitelerinde olduğu gibi siparişiniz 3 iş günü içerisinde kargoya verilir, süre uzayacak olursa müşteri hizmetleri temsilcilerimiz tarafından bilgilendirilirsiniz, şeklinde de bir beyanları vardı.

       Baktım bekle bekle olmayacak, Çarşamba günü aradım. 3-4 arama sonucu tenezzül edip cevap veren temsilci, "teslimatı kargoya ürünün ait olduğu şirket yapıyor, aaa ürününüz elinize geçmedi mi" , diyerek, benden daha şaşkın bir cevap verdi. "Şirketle görüşüp size döneceğim" , dedi.

       3 saat geçti arayan-soran yok. O zamana kadar sakin, kibar olmaya and içimiş olan ben, yeminimi bozup tekrar aradım. Aynı kız (zaten her seferinde bu bayanla muhatap oldum, sanırım tek kişi var orada) çıktı telefona. Bu sefer daha kesin ve kararlı bir şekilde, neden geri dönülmediğini sordum. Bu sefer beni  "tekrar sorayım" deyip beklemeye aldı. O zaman anladım ki daha önceki size dönerim, lafı hikayeymiş, kimseyi henüz aramamış ki bana dönsün. Ben dakikalarca bekledim ve bayan bana, ürünümün bugün kargoya verildiğini (ne tesadüfse) yarın elimde olacağını, istersem kargodaki Mine Hanım' ı (bu Mine Hanım çok ünlü bir kişi olmuş sayelerinde) arayıp sorabileceğimi söyledi. Neyse dedim, salakça sevinip yarını bekledim. Yarın oldu, öbürgün oldu, geldik Cuma' ya...

       Kargoyu aradım; "Pazartesi'den beri adınıza yapılmış bir çıkış yok" , denilince nevrim döndü. Tekrar pratikevi aradım. "Artık dolandırıldığımı düşünmeye başladım" , dedim. Kızcağız pek bir alındı, 5 yıldır bu işi yapıyorlarmış ta, kimseyi dolandırmamışlar da... "Nerede o zaman benim siparişim? Neden yalan konuşup kargoya verildi, diyorsunuz? Sizce ne düşünmeliyim bu durumda? " dedim. Eh işte kem-küm, kargo şirketinin neti bozulmuş, bilgisayarlarında problem varmış, mış ta mış." Siparişimi iptal edin" , dedim. "Kargoya verildiyse etmeyelim, verilmediyse sizi arayıp banka bilgilerinizi alayım" , dedi. Bu arada neler dediğimi hatırlamıyorum. O derece sinirlendim.

       Öğleden sonra biri aradı. "Aras Kargo'dan arıyorum, siparişiniz kargoya az önce verildi. Yarın sabah kesin elinizde olacak, siparişinizi iptal ettirmenize gerek yok", dedi. Pek kibar bir tavırla gönlümü aldı, özür diledi. Ben de onu kargo görevlisi falan sandım. Kargo görevlisi niye benden özür diliyor, diye düşünmedim de değil.

       Az önce bu sefer şu meşhur Mine Hanım'ı arayayım, dedim. Mine Hanım' a şikayetimi bildirince, "Allah'ım nedir bunların benden istediği. Oldu olacak ev telefonumu falan da versinler. Kendi sorunlarını bana çözdürmeye çalışıyorlar, herkese benim adımı, telefonumu veriyorlar", diyerek onlara bayağı bir söylendi ve bana dertlendi. Aaaaa baktım kadının derdi benden büyük, acıdım inanın.

       Sonra bana "kargonuz bugün gelmiş ve adrese ulaşamadı" diye şubeye dönmüş, dedi. Al bir şok daha. "Sabahtan beri evdeyim" , nasıl olur, diye buradaki şubeyi aradım. Onlar da tanıdık. "Abla isim yazmışlar ama adres falan yok üzerinde, şube teslim olarak yollanmış" , dediler. Şok dalgası artarak ilerliyor gördüğünüz gibi...

       Eşimi aradım, "40 tane soru sorma, kargoya git, makinayı al", dedim. Gelince 80 tane sordu, o ayrı. Az önce makinam geldi, bir süre elimi süremedim. Serap görüyorumdur sandım. Paketin üzerine baktım, gerçekten de sadece ismim yazıyor, pardon sağolsunlar soyadımı da yazmışlar canım.

       Sonra denemek için açtım. Bu benim sipariş verdiğim ürüne benzemiyor, dedim. Netten siparişime baktım, evet başka model yollamışlar. "Yarabbim sana geliyorum", dedim. Özelliklerine baktım, pek fark yok görünürde. Denedim, dikiyor şükür. Artık dayanacak, iade için ne telefonda o kızla, ne Mine Hanım' la konuşacak, bağıracak, eşime "bunu kargoya götür, iade et", diyecek mecalim kalmadı. Allah islah etsin seni pratikev, dedim, havale ettim. Allah' tan bulun inşallah. Hakkımı da helal etmiyorum işte, hıh.

Bundan alınacak kişisel ders:

       Başka site mi yoktu da bu aptal siteden alışveriş yaptın be kaz kafalı kadın. 30 lira fark için Hepsiburada' dan niye sipariş vermedin? Onlarda da arayıp muhatap olacak telefon numarası yok ama mesajlara anında dönüp, doğru bilgilendiriyorlar en azından.

Bir daha mı pratikev, ASLA...

9 Ekim 2009 Cuma

Sevgili Günlük- Sonbahar Delirtiyor Beni Uleeeyn :)

       Gittim geldim, taslaklarımdan birini yollayayım, dedim. Hiçbirini beğenmedim. Dün deli gibi alışveriş yaptım. Saçlarımı annemin deyimiyle "Ali gibi" kestirmek istiyorum. Hiçbirşeye elimi sürmek istemiyorum. Ev işleri zulüm oldu. Baştan savma yemekler yapıyorum (inadına bir de güzel oluyorlar)... Etrafımdakilere sarıp duruyorum.
  Dün Swatch'tan yüzük siparişi verecektim, onların ölçüleri normal yüzük ölçüleri gibi değil. Sitede verilen PDF yüzük ölçü şeridini yazdırmak için oğlumun bilgisayarını açtım. Yazıcı ona bağlı çünkü. Bilgisayarına şifre koymuş. Çıldırdım. Netbooka bağladım, cdsini istiyor, cd de öbür evde. Sonuçta işimi göremedim ve bu daha önemli bir iş te olabilirdi.

       Geçenlerde bunu görüp kibarca uyarmıştım. Kendi kendime karşımda o varmış gibi kavga ettim. Bütün kabloları söktüm. Duvar stickerı yapmak için bir haftadır misafir yatak odasındaki yatağı işgal eden, bir haftadır siyah yapışkanlı kağıt tarafından alınmadığı için orada bekleyen puzzle şeklindeki çıktıları düzensizce topladım. Hızımı alamadım. İnternetten basketbol topu vs... siparişi vermiştik, o siparişi iptal ettirdim. Eşimin ablası aradı, ona döktüm içimi. "O delikanlı artık, sakin ol, anlayışlı ol", dedi. O delikanlı hatırlarsa o bilgisayarı ona doğum gününde ben önayak olup aldırmıştım. Yoksa evimizde işini görecek laptop vardı. Çok ağrıma gitti. Birşey yaptığını düşündüğümden değil, her zaman olduğu gibi olmadığı için, bu davranışı ondan beklemediğim için çok üzüldüm. Biz onunla arkadaş gibiyiz. Herşeyini anlatır, bilirim. Onun bilgisayarına da kırk yılda bir işim düşerse otururum. Bu şifre benden başka kime konulmuş olacaktı ki...




      Bu sabah okula giderken

       O hızla iki katı da süpürüp, toz aldım. Süpürgenin sesine sığınıp bağıra bağıra söylendim. Baktım hırsım geçecek gibi değil, yoldan geçen komşumu zorla kahve içmeye çağırdım. Konuşunca biraz yatıştım. Tamam ergenlik falan ama bu bana yapılmış saygısızlık, savaş ilanı gibi birşey.

       Onun geliş saatinde evde olmayayım istedim. Dikiş makinası siparişi vermiştim. Netten ileri vadeli havale yapıp hesabıma para yatırayım, diye çıktım. Parayı yatırıp kuyumcuya girdim. Eşim bayramda elini öpünce hep para verir :) Bu bayram harçlığıma zam yapmış. Eh dükkanı da kapattık malum. Onunla kendime spor bir bileklik aldım. Gümüşçüden de üç tane yüzük aldım. Hepsini takıp eve dönmek istedim, bileklik te dahil hepsi küçültülecek olduğundan takamadan döndüm. Markete uğradım. Yolda komşum arayıp çaya çağırdı. Yürüyeyim, açılayım düşüncesiyle yürüyerek eve döndüm. Hava da pek sıcakmış. Evde anlaşılmıyor.


Yüzüklerimi aldım, kırmızı olan mercan. Bilekliğim de kırmızılı ama o Pazartesi gelecekmiş.

       Sakinleşince "fazla mı abarttım" diye düşündüm. "Yok yok haketti", dedim. "Pişman olmayacağım", dedim. Ben öyle kendisinden birşey saklanacak annelerden değildim. Kaldı ki birşey sakladığından değil, büyüdü ya; hava olsun diye şifre koyduğundan adım gibi eminim.

       Komşuya geçerken anahtarı da aldım. Anahtarını almamış giderken, kapıda kalsın, istedim. Komşuda iki ev ötede zaten. Baktım cepten arıyor. Yedek anahtarı varmış, eve girmiş.

      Eve gelince konuşmak için babasını bekleme niyetindeydim ama, dağıttığım-topladığım ortamı görüp sorular sorunca patladım. Beklemedeyken virüs girermiş te, falan da filan da... "Bundan sonra bilgisayarı açamayacağın için virüs te giremeyecek, rahat ol", dedim. O ara Bıdığı gezdirme bahanesiyle evden yokoldu. Babasıyla birlikte içeri girdi. Ona da daha kapıda "oğlun bilgisayarına şifre koymuş, sence bir insan bunu neden yapar" dedim. O da "oğlum sen işadamı mısın, CIA ajanı mısın, banka hesaplarına mı girilmesinden korkuyorsun?" dedi. "Bu evde bilgisayar kilitlendiğini gördün mü hiç, lüzumsuz işleri bırak" dedi. Arkasından da hemen "dersler nasıldı? " dedi. Ben iki saat yırtındım, hala da bıraksalar devam edebilirim. Adam iki cümleyle bitirdi işi. Hatta normal hayata geçiş bile yaptı.

       Akşamdan beri kedi gibi. Bir süre bilgisayarı açamayacağı için bu postu tazeyken okuyamayacak. Okuduğunda da olay soğuduğu için kesin benimle dalga geçecek :)

       Hala saçlarımı kestirmek konusunda kararlıyım. Zaten bu mevsimde herşey isyankar. Saçlarım bile laf dinlemiyor. Havadan mı, benden mi bilmem ne yapsam diken diken elektriklenmiş şekilde duruyor. Gitsin, bitsin şu sonbahar hayırlısıyla. Off daha kasım kasım kasılan Kasım var önümüzde. Naz'ın ilk doğum günü Kasım'da. Onun dışında Kasım ayında bildim bileli iyi birşey olmadı... Hayatımın en verimsiz dönemleri. Kış uykusuna yatmak olsa da yatsam Nisan' da uyansam. Bu mevsimi sevenlere hayretler ediyorum. Bu önyargımı değiştirecek mucizeler istiyorum. Kaşınmayayım; Allah'ıma çok şükür sağlık, sıhhat herşey yolunda da, elimde değil içim daralıyor.

    Dün Paramarka'dan mail gelmiş. Kazanan belli oldu diye. Oylama sürecinde, önceki yazımın yorumlarında ve 10 Marifette sağolun bana çok destek oldunuz. İnanın katıldığım hiçbir yarışmada benim için ödül ön planda olmadı, eğlencesine katıldım ve gerçekten her zaman hakedene layık görürüm başarıyı ve kalbimi hep temiz tuttum. Haketmediğim bir başarıyı taşıyabilecek kadar geniş te değilim. Kazanan eser aşağıdaki foto. Amaç oy çokluğuyla kazanmaktı. Arkadaş ta tasarlamaya değil, oy toplamaya çalışmış. Düzen böyleyse o da düzene uymuş, kendisinin suçu yok aslında. İşleyiş adaletsiz. Herkes tasarımcı olamaz, bazen çok basit, emeksiz  işler bile verdikleri mesaj sayesinde tutulurlar. Ben çok uğraştım ama  ne tasarım, ne de mesaj göremedim bu çalışmada.


        Benim çalışmalarımı görmeyenler için de burada yazmıştım. Videoyu mutlaka izleyin, derim. Çok severek çalıştım. Ben eğlendim, sonuç ne olursa olsun :)

9 Temmuz 2009 Perşembe

Sevgili Günlük- Alışveriş Muhabbeti...

Tchibo mağazalarını çok seviyorum. Alışveriş sırasında sıcak ve kaliteli kahve, tatlı molaları, kahve çeşitlerini tadıp alabilme olanağı, birbiriyle kel alaka ve sürekli güncellenen ürün çeşitliliği, tekstil ürünlerinde kullanılan kumaşların kalitesi, vs... gibi etkenler çekici kılıyor. Mağazada bulamadığım ürünleri internet üzerinden sorunsuz ve pratik şekilde temin edebiliyorum. Uzun süredir yemek masasında yemek esnasında kullanmak için gönlüme göre spor bir mumluk arıyordum. Kahve siparişi verirken, alttaki mumluğu gördüğümde onunla birlikte birkaç ürün siparişi verdim. Ertesi gün kargom geldi. Mumluğun kutusundan beklediğimden oldukça büyük olduğunu farkettim. Çok ta beğendim. Henüz yemek esnasında kullanmadık. Yukarıda masamda duruşunu görebilirsiniz.
Ahşap zemin temizleyicinin başka marka, kağıt bezli olanı yıllardır kullanıyordum. Bu sefer bundan sipariş verdim. Günlük kuru, nemli temizlikte neredeyse elektrikli süpürge kadar toz topluyor. Çok memnun kaldım.
Bu pijama takımını baharda eşime almıştım. Yumuşacık, çok kullanışlı. Kendime de dantelli, pamuklu pembe pijamalardan aldım, onun fotoğrafı tema süresi dolduğu için kalkmış, bulamadım. İç çamaşırlarından da çok memnunum.
Bıçak konusunda çok seçiciyim. Ekmek, karpuz vs... keserken şöyle elime göre, keskin bir bıçak bulamadım ne zamandır. İkea' dan bir sürü bıcak aldım, ya tırtıklı ya da iyi kesmiyor memnun kalmamıştım. Bu bıcağı da indirime girdiğinde sipariş vermiştim. Harika kesiyor. Sapı da çelik ve hayret elime allerji yapmadı.
Bahçe süslerini de alalı çok oluyor ama kuş, kelebek falan yapıp süslerim, demiştim. Hala kilerde süslenmeyi bekliyorlar. Mağazada bulamadığınız ürünü internette, internette bulamadıklarınızı mağazada bulabilme imkanı oluyor. İnternet üzerinde çok sık güncelleme yapıyorlar. Her hafta 3 üründe, 3 gün özel indirim yapılıyor. 15. Temmuzdan itibaren Afrika teması satışa girecekmiş. Merakla bekliyorum. Hergün mutlaka ziyaret ettiğim sanal mağaza Mudo ve Tchibo...
Mudo'da da çok sık şok indirimler yapılıyor. Mesela şu an dandik mağazalarda 5-6 liraya satılan sıradan suplalar, Mudo'da daha da güzel ve değişik çeşitleriyle 9.90-4.75 lira arasında satılıyor. Daha önce deri supla almıştım Mudo'dan. Bu sefer yukarıdaki gümüş rengi olanları gözüme kestirdim. İnternette tükenmiş, magazaya uğramak gerek... Sonuçta internetten alışverişi seviyorum. Bazen mağazada gözüme kestirip, eve gelip özellikle internetten veriyorum siparişi. Kargo 4 liraya geliyor. Elinizde taşımaya değmez.

9 Mayıs 2009 Cumartesi

Sevgili Günlük- Supla Muhabbeti


      1 ay kadar önce Mudo'da görmüş, taşımaya üşenip sonra alırım diyerek ertelemiş, sonrasında da 4 ayrı Mudo mağazasında da bulamamıştım kendisini. Akrilik ve cam suplalar heryerde var da deri supla geçen sene buradaki bir mağazada görmüştüm, onun da rengini sevmedim. Neyse bir de internette arayayım derken, iki yerde buldum. Birinde acayip uçuktu fiyatı, diğeri yine Mudo'ydu. Üstelik indirime de girmiş. Geçen hafta sonu siyahından sipariş verip, sonra rengini beğenmediğim için almaktan vazgeçip havale yapmadım. Siparişiniz iki gün içinde havale yapılmadığı halde iptal edilir diyordu. Eee düne kadar bekledim, iptal olsun da kahverengiden sipariş vereyim diye, yok sipariş bekliyor ben bekliyorum. İki kez mail attım, cevap yok. En sonunda dün müşteri hizmetlerini aradım. Bu arada da kahverengi stoklarda sadece 11 adet kalmış ve onu da kaçırırsam diye korkuyorum. Zaten 12 değil 10 adet alacaktım, masama 10'dan fazla servis sığmıyor çünkü... Neyse telefon yoluyla siparişi iptal edip, iki dakika içinde yeni siparişi verdim. Maillere cevap vermeyişlerinden sonra Mudo'nun kurumsal kimliği hakkında azıcık düşünmeye başlamıştım ki; telefonda çok ilgililerdi. Affettim :) Bununla beraber ne yalan söyleyeyim, kimbilir ne zaman elime geçer, diye de düşündüm. Dün öğleden sonra netten verdiğim sipariş bugün öğleden sonra elimdeydi. Ben akşam 21:30 da gördüm o ayrı...
Bu da dantel görünümlü bir supla, Mudo'dan. Satışa bugün girmiş.

       Suplanın ağır olmasını sevmiyorum. Cam suplalar çok ağır ve saklaması, yıkaması eziyet. Bunları çok sevdim.
       Bu arada hasır, bambu, kumaş ya da örgü suplalar da çok kullanışlı bilginize. Amerikan servislerin şekli değişmişini düşünün. Hatta Euroflora'dan geçen gidişimde aldım. Ben nihale amaçlı kullanmak için aldım ama supla olarak ta kullanılabilir. Mudo'nun sitesinde de hasırını gördüm hatta...

       Hazırlarda istediğim gibi kumaş peçete ve peçetelik bulamamıştım. Ankara'dan yılbaşında aldığım düz ve desenli masa örtüsü ve runner için kombin kumaşlarım ne zamandır kesilmeyi bekliyordu. Geçen hafta ölçüp biçip, kestim. Masa örtüsü üzerine amerikan servis yerine enli boylu runnerlar yapmak için çok fazla kumaş almıştım. Masamın üzerine koyup hayal ettim, çok kalabalık geldi gözüme. Ben de ikisinden de masa örtüsü kestim. Kalan düz renk kumaştan da peçeteler kestim. Hepsini dikime verdim. Yarın alacağım. Biraz daha kumaşım kaldı, onu da hayallerimdeki peçeteliği yapması için el yapımı çiçekler yapan bir arkadaşıma götürdüm. Onları da hafta ortası alacağım. Kola ve boya işlemleri var, uzun sürebilir, dedi. Hayalimdeki gibi olursa çok güzel ve değişik birşey çıkacak ortaya.

       Bugün yazlık evin temizliği tam olarak bitti. En son halı yıkamacıyı bekledik, halıları da serdik, kapıyı çekip bu eve geldik. halılar miss gibi kokuyordu. Evin el değmedik yeri kalmadı. Yorgunum ama mutluyum :) Hafta sonu orada kalmaya başlarız sanıyorum. Buzdolabını boşaltmam ve giysilerimizi, ayakkabılarımızı, vs... toparlamam gerek. Adsl bağlantım da bugün-yarın kesilebilir. Pazartesi- Salı gibi yenisi bağlanır sanırım.

       Bu yazıyı yazarken saatim 00:23 ü gösteriyor. 9- Mayıs'ın ilk dakikaları... Siz okurken geçmiş zaman olacak yani. Herkese mutlu hafta sonları diliyorum.
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler gününü (tıkla) kutluyorum.