Sayfalar

yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2012 Cumartesi

Hediyeler, Alışverişler Konulu Bol Fotoğraflı, Bol Linkli Bir Post...


Bu güzel askıyı alalı neredeyse bir ay olacak ama ben ancak fırsat bulup paylaşabiliyorum. Hobi Vakti'nde görüp çok beğenmiştim. Çok sevdiğim bu dantel dekopaj desenini maille yolladım ve bana özel çalıştı. Yapım süreci sırasında sürekli fotoğraf yollayarak aşama aşama fikrimi aldı, gönderim sırasında çok alakalıydı. Son derece titiz ve alakalı tutumu için buradan tekrar blogger arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Askının en solunda asılı duran çiçekli aksesuarı Sibel'in Hobi Dünyası 'nın güzel hediyesi. Sibel'e ham obje siparişi vermiştim. Sağolsun eşi ince bir işçilikle objemi hazırlamış, Sibel de yanına bu zarif hediyeyi iliştirmiş. 
Bu hamur kabartma minik pano Hobi Vakti'nin hediyesi. Kuşlu askılığımla birlikte yollamış, sağolsun...
       Bu şirinlik abidesi kuşlu havlu da arkadaşım Deniz'in nazik hediyesi. Kişiye özel hediyeler nasıl güzel, nasıl anlamlı... Linki tıkladığınızda siz de sevdiklerinize hediye edebilecek birçok alternatif bulabilirsiniz.
    Bu Gobbis marka yastığı uzun zaman önce görüp, beğenmiştim. Geçen haftalarda Trendyol'da satışa girmişti. Oğlum için aldım. 
Annem son gelişinde çim adam getirmişti. Nostalji oldu. Unutmuşuz iki günde fırça gibi çıkan yeşil saçlara sevinmeyi :) Şirin çim adam... Üstteki fotoğrafla alttaki arasında 2 gün var. Biz evde yokken saç sakal birbirine karışmış...
Bu arada ne zamandır fotoğraf makinemi yenilemek istiyordum. Geçen hafta yeni makinemiz geldi. Ben henüz vakit bulup, fazla kurcalayamadım. Aşağıdaki fotoğraflar yeni makineyle çekildi ve oğluma ait. 

 Annemlerin bahçesinden...
 O kadar çoklar ki... Annem balkona ekmek kırıntıları koymuş, hepsi tüm günü neredeyse orada geçiriyorlar. Bu fotoğraf mutfak camından çekildi...
 Annemlerin bahçesinden... Bu fotoğraf ta cam arkasından çekildi.
Gece karda yürüyüşe çıkmıştık. Bu güzellik te bizi takipteydi...

       Sonuçta henüz yeni elimize almış olmamıza rağmen şahane fotoğraflar çekebiliyoruz. Merak edenler için yazıyorum; Nikon D90 ve Canon 500D arasında kararsız kaldık ve Canon' da karar kıldık. 

6 Eylül 2011 Salı

Sevgili Günlük- Karadeniz Turu- Sümela Manastırı,Hamsiköy,Ordu Durağı

Karadeniz Turu'nun yine 8. günündeyiz.
 
 Bu kareyi daha önce de birçok fotoğrafta görmüş olabilirsiniz...
 Sümela Manastırı'na çıkmak için muhteşem manzaralı, serin ve dar bir yolda, yokuş çıkarak yürüdük.
 Manastırın kapısına geldikten sonra içine girmek için dik merdivenlerden iniliyor.
        Nasıl bir milletiz, nasıl insanlarız... Çok canım sıkılıyor böyle görüntülere. Fresklerdeki insan yüzleri büyük çaba harcanarak resmen oyulmuş. İnsan boyunu çok aşan yerlere bile nasılsa çıkıp oymuşlar. Ekipmanla geldiklerini düşündüm. Yoksa oralara nasıl çıktılar aklım almadı...
        Yine fresklerin ve duvarların üzeri bu saçma yazılarla dolu. İnsanımız ağaça, duvara, tarihi esere kendi ismini kazımaya ne kadar meraklı. Cehalet kazıdığının farkında mı acaba???

Manastırın içindeki freskler...
 
İniş
 
 
 Manastırın manzarası büyüleyici...
Manastır yolu üzerindeki ağaçların kökleri çok etkileyici ve tırmanmayı kolaylaştırıyor...


Bu kadar efor harcadıktan sonra kavrulmuş fındık ve taze mısırı hakettik...
Buradan Altındere Milliparkı'na dönüp, biraz mola verip otobüslerimize biniyor ve Zigana Dağları'na tırmanıyor ve Hamsiköy'de öğle yemeği için mola veriyoruz.
        Çok lezzetli ızgara tabağımız, mısır ekmekleri, turşu kavurması, lahana çorbası ve tadına doyamayıp ikişer kase yediğimiz meşhur Hamsiköy sütlacıyla gözümüz gönlümüz açılıyor, kendimize geliyoruz. Hamsiköy sütlacı meşhur olduğu kadar varmış... Dilerseniz yukarıdaki gibi kavrulmuş fındıklı, dilerseniz sade servis yapılıyor.
 Karadeniz'i Doğu Anadolu'ya bağlayan Zigana Tüneli'ni geçiyoruz. Giresun'da fındık alışverişi için mola veriyoruz. Buradan da Ordu'ya gidiyoruz.
 İlk olarak şehrin en güzel panoramasına sahip 485 m. yüklekliğindeki Boztepe'ye çıkıyoruz.
Buradan merkeze teleferik seferleri konulmuş. Çok sıra vardı, teleferiğe binmedik.
Parmağımın ucunda inip-çıkan teleferikleri görebilirsiniz...
Burada çay-kahve,fotoğraf molası verip otelimize gittik.

19 Ağustos 2011 Cuma

Sevgili Günlük- Karadeniz Turu- Zilkale Durağı

Karadeniz Turu'nun hala 6. günündeyiz. Bugün çok yer gezdik, 2 postla bitecek gibi değil...
Yine Kaçkar Dağları'nın güzelliği eşliğinde, yeşile doyuran bir post.
 Ayder'den Çamlıhemşin'e geçtik. Buradan bize özel minibüslere binip (otobüsle çıkılamıyor) Şenyuva Taş köprü'de fotoğraf molası verdik.
 



 Minibüslerle biraz daha gidip inip Zilkale'ye yürüdük. Yürüyüş yolu üzerindeki bu ev çok hoşuma gitti.
 100 m. lik bir uçurum üzerinde kurulmuş olan ve konumuyla çok dikkat çeken Zilkale muhteşemdi.
  Arkamdaki kapıdan giriş yaptık. Kapıyı açtığınızda büyüleyici bir manzara ve boşluk hissi karşılıyor sizi. Adımınızı yeşil-mavi bir uçuruma atar gibi oluyorsunuz. Kesinlikle her ayrıntı, görsel estetik ve konumlandırma üzerinde çok düşünülerek yapılmış. İnsan zekasına bir kez daha hayran oldum...
 Rüzgar...



Kaleden gökyüzü...
Buradan öğle yemeği için Fırtına Deresi'ne geçiyoruz...