Sayfalar

sofra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sofra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2010 Pazar

Sevgili Günlük-Bu Yılın İlk İftar Daveti...

       İftar davetlerimiz başladı :) Ben davete gitmekten çok davet vermeyi çok seviyorum. İftar için yemek yapmak çok hoşuma gidiyor. Sadece davet verdiğimiz zamanlardeğil, kendi kendimizeyken de daha bir özenle hazırlanıyorum. Sanırım çoğumuz öyleyiz. Ramazan'ın çok şenlikli, bolluk ve bereketli bir ay olduğunu düşünüyorum. Çocukluğumdan beri hep güzelliklerle andım bu ayı. Dilerim hepimiz için öyle olur.
       Davetimiz olduğu gün masamı hazırlamaya öğlende başlıyorum, aklıma geleni koyuyorum. Fotoğraflar da iftara birkaç saat kala çekildi, pilaki ve iftariyelikler dışındaki diğer yemekler, vs... henüz masada yerlerini almış değiller. Bazıları pişmemişti bile. Zaten son dakikalarda tatlı bir koşuşturma oluyor ve fotoğraf çekmeyi düşünmeye bile fırsat olmuyor.
       
       Geçen yıl çok aradığım kırmızı kadehlerime geçen kış nihayet kavuştum :) Geçen yılki iftar soframda kullandığım peçetelerin takımı olan düz renk kırmızı duck keten masa örtümün üzerine beyaz tül masa örtüsü örttüm. İleride fırsat oldukça iftar sofralarımı paylaşmaya çalışacağım. Menüm mısır çorbası, barbunya pilaki, yoğurtlu semizotu salatası, otlu salata, fırında soslu biftek, fırında kaşarlı püre, patlıcanlı pilav, kıymalı pide ve hazır alınmış tatlıdan oluşuyordu.

Bu vesileyle bu ayı yaşayan herkese geç te olsa hayırlı Ramazanlar, diliyorum.

2 Ekim 2009 Cuma

Sevgili Günlük- Nasi Goreng...


                        Ben tanıştığım ilk günden beri Endonezya Pilavı, diyorum kendisine... Şu ana kadar yukarıda gördüğünüz iki ayrı marka denedim, başka var mı, Türkiye'de var mı bilmiyorum. Conimex bilindik marka ama diğerinin tadı daha belirgin, ben daha çok sevdim.

       Teyzem 3-4 yıl kadar önce Hollanda'dan gelirken getirmişti Nasi Goreng'i. O yaptı, biz yedik, sevdik, müptelası olduk. Şimdi her geldiğinde (Allah'tan senede 5-6 kez geliyorlar) Pindakaas ve Nasi Goreng getirmesi gelenek haline geldi. Bende yiyen herkes bayılıyor, tarif istiyor. Paketi alıp Hollanda'daki akrabalarına ısmarlayanlar bile oluyor.

       Nasi Goreng kızartılmış pirinç, kızarmış pilav gibi anlamlara geliyor aslında. Uzakdoğuya özellikle, Endonezya'ya özel bir yemek. Kahvaltıda bile tüketiyorlarmış. Pakette bol baharatlı,kurutulmuş sebzeli bir karışım var. Çoğu bildiğimiz, kullandığımız baharatlar, sebzeler ve tadı-kokusu bizim mutfağımıza çok yabancı değil; hatta acısı fazla olsa daha iyi olacakmış. Ben pul biber de ekliyorum. Omlete de ekleniyormuş. Ben omleti sade severim, hiç denemedim.

       Asıl tarifi belki farklıdır ama ben normal pilav yapar gibi pirinci hazırlayıp, tereyağ, sıvıyağ karışımında doğranmış tavuk parçalarını iyice kızartıyorum. Pirinci de katıp oldukça fazla kavuruyorum. Nasi Goreng ekleyip biraz daha kavuruyorum. Suyunu ilave edip. hiç tuz koymadan ve karıştırmadan pişiriyorum. Tavuksuz da yapıyor annem, o da güzel oluyor.




Yarın misafirim gelecek. Bu akşamdan tiramisumu yaptım, hurmacık tatlımı yaptım. Poğaçamı yaptım ama sanırım kahvaltıda bitirir ev halkı onu. Eşimin en sevdiği hamur işi bu klasik sıvıyağlı, yoğurtlu poğaça çünkü...  İçine de süt loru ve taze kişniş doğradım. Az önce bir tane yedim pek güzelolmuş. Poğaçanın alt katına yarın kıymalı, patatesli börek taşınacak. Salataları da yarın yapacağım. Bunlar da önizlemeleri :)

28 Ağustos 2009 Cuma

Püsküllü Peçete Halkalarım...

Bu peçete halkalarını kışın yapmıştım. Yılbaşında Ankara'dan masa örtüsü kumaşlarını alırken alta desenliyi, üzerine kırmızıyı runner şeklinde yapmayı düşündüm. Sonra suplalarla kullanacağım için, runnerların enini çok geniş tutmam gerekti. Bu sefer de aralarda hemen hiç pay kalmayacaktı ve çok kalabalık geldi gözüme. Ben de vazgeçip, kırmızıdan da ayrı bir masa örtüsü diktim. Kalanlardan da peçeteler oldu. Desenli kumaştan kalan azıcık kumaşı da peçete halkası olarak değerlendirdim.
Püsküller dantel avizemde kullandıklarımın devamı. Aydın Örme' den komik bir fiyata almıştım. Hala 5-10 tane var. Suplalarıma uysun diye deri görünümlü düğmeler kulandım. İçindeki halka kağıt havlu rulosu. Halka şeklinde kestikten sonra halkaları kesip çapını daralttım. Tuvalet kağıdı rulosu kullanmayı sevmiyorum, o nedenle böyle yaptım. Tabii kamera arkasında sevgili, emektar silikon tabancam var :) Masadaki görüntüleri burada...