
Hesapladım; yaklaşık 7 yıl önce dikmiştim bu cicileri. Oğlum en azından 4 yıl giydi. İlk diktiğimde yerlere kadardı boyu. Sonra diz altına gelmeye başladı. Artık enden olmayınca, eh biraz da büyüme havalarına girince giymeyi bırakmıştı. Şimdi Ada'nın birkaç yıl daha büyümesini bekliyor dolapta. Hala yeni gibi duruyor.
İnce polar kumaştan kruvaze kesim yaparak, dikmiştim. Bir de kukuleta diktim kalan kumaşla. Sabah kalkınca, akşam yatmadan önce çok severek giyerdi oğlum. Çok ta yakışıyordu. Sabah kalkınca beceriksizce giyip 7 cücelerin "sevimlisi" gibi gelirdi yanımıza. Özledim o günlerini. Bunlarla çok fotoğrafı vardı aslında ama eski bilgisayarımızla birlikte tarih oldular.
Polar dikenleriniz bilir, elde dikmek çok zordur ama makina dikişine ve ütüye çok güzel gelir, kolay şekil alır, esnetme-yedirme kolay uygulanır. Daha dayanıklı olmasını isterseniz, zig-zag dikiş uygundur. Ben bu takımı kalıpsız kesmiştim hatta... Kendime de düz kırmızısını dikmiştim. Onu da yıllardır kullanıyorum. Sıcak yatağınızdan üşüyerek kalkıp giydiğinizde o anda sıcacık sarar vücudunuzu. Gerçi bu sıcaklarda hayal etmesi bile korkunç biliyorum ama yazlık bir kumaşla da uygulanabilir.
Aynı modelden kendime bir de yazlık sabahlık dikmiştim. Sabahlıktan çok namaz kılarken kullanıyorum. Namaz kılarken özellikle daha derli toplu, şık olunması gerektiğini düşünüyorum. Eh sonuçta kimin huzuruna çıkıyoruz...