Sayfalar

hat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

Sonunda Başardım Sanırım...Çiçekli Şapka Diktim

       Her yılın belli aylarında bana bir şapka dikme hırsı gelir, metrelerce kumaş, tela, astar vs... ziyan ederim, ederim, yaparım-ederim.... sonuç hiçbir zaman istediğim gibi olamadı. Diktiğim şapkaları görseniz ve taksanız gayet te güzel olmuş, nesi var bunun, diyebilirsiniz ama saçlarım ve kulaklarım içinde kalsın, görünmesin istiyorsanız, hep birşeyler eksik. Bir taraftan ya saçım pırtlıyor ya kulağım ya da küpem... Ya da o kadar sıkı oluyor ki 10 dk. sonra başım zonkluyor. Normalde taç bile zor takarım ben, başımı çok ağrıtıyor.
        Etsy'den kaç şapka kalıbı satın aldım hatırlamıyorum artık. Onların kafaları daha büyük sanırım, hepsi bol geldi, tepeleri pot durdu. Kendim bu kalıplar üzerinde oynama yaptım sonuç içime sinmedi. Geçen yıl bir de kürk şapka diktim. O çok hoş oldu ama kafamı çok sıktı, bir de kürk olduğu için beynim kaynayacakmış gibi hissettim. Birgün Sibirya'ya gidersem mutlaka takarım.

       Geçen ay yine yaşadıklarımı unutup Etsy'den şapka kalıpları satın aldım. Bir sette 7 kalıp vardı fakat 3 temel kalıp üzerine bantlarla vs. detaylarla model uygulanmıştı. Kalıplar PDF dosyası olarak geliyor haliyle, fakat satıcı sağolsun el çizimi yapmış ve yazılar okunaksız, olması elzem olan karşılaştırma noktaları belirlenmemiş, hangi parçanın hangi şapkaya ait olduğunu bulmak vs... bulmaca gibiydi. Evdeki iki yazıcıdan ikisinin de kartuşu bitik, zaten ne hikmetse hiç kullanmadan bitiyorlar, dolayısıyla hiçbir zaman işime yaramadılar, elimde usb kırtasiyelerden çıktı alıyorum gerektikçe.
       Bu akşam kalıpların temelini çözünce kırtasiyeye gitmeyi beklemeden ekrana parşömen kağıdını koyup bir güzel çizdim. İlk kez diktiğim riskli modelleri önce örnek kumaşla denerim. Özellikle şapka konusunda bunu yapmak çok gerekli. Önce en zor modeli denedim. İnce keçeden örnek bir kesim yaptım, Süleymanın kavuğu gibi upuzun bir şapka oldu, dikiş yerleri oturmadı, fırlattım, attım. İkinci modeli denedim, yine keçeden kesip, dikip kafama geçirdim, neredeyse çeneme kadar geldi. Bu kalıbın bant genişliğini daraltarak bu sonucu elde ettim. Kafama geçirdim ve nasılsa oldu bu sefer. Hemen asıl kumaştan (bu kumaştan geçen hafta bir kaban diktim, fotoğraflar yakında) kesim yaptım, diktim. Sade hali de güzeldi ama biraz süslü olsun istedim. Hatta birkaç renk sade olanından, bir de bal rengi çiçeklerle süslenmiş şekilde dikmeyi planlıyorum. Önce çiçekleri siyah ve gri karışık yerleştirdim, hoşuma gitmedi. Siyahta karar kıldım.
              Bu keçe çiçeklerle örgü bereler de süslenebilir. Bunu da deneyeceğim.

22 Mart 2010 Pazartesi

Mini Şapkalı Taç

       Bu bana hep oluyor. Sonra bir tane yapıp hevesimi alıyor ve onu rahat bırakıyorum. Bu minik şapkalardan denemeyi çok istiyordum. Geçen Perşembe akşamı yaptım. Gününü iyi hatırlıyorum çünkü Aşk-ı Memnu' yu izlerken yaptım. Tüm kış, kendime sayısını hatırlayamadığım kadar çok şapka diktim. Onun için kesimini yapmak zor olmadı. Keçe, zaten el dikişine çok yatkın. Hemencik oluverdi. Süslemesiyle şapkayı yapmaktan daha çok uğraştım. Beğendim mi? Hayır. Hayalimdeki bu değildi. Yaptım mı, yaptım işte...
Taça monte etmeden önceki halleri. Bu haliyle broş ta olabilir.
Aşağıda da monte ettikten sonrası...

       Kendi kafamda fotoğraf çekmeyi beceremedim. Postişimi elime geçirip onun üzerinde tek elle çektim. Bu karman çorman saçlar bana ait değil ona göre :) Bir yerlerde dükkandan kalma kafa mankenlerim olacaktı. Onları bulmam lazım...

16 Ocak 2010 Cumartesi

Sevgili Günlük- Ohh, dedik :)


       Bugün itibarıyla 1. dönem sınavlarımız bitti. Çocuğum hergün geliyor. Nasıl geçti? diyoruz. Sevine sevine 45 falan alırım herhalde, diyor. Ailecek pek bir seviniyoruz. Geçen yıl 70 lere burun kıvırırken bu sene 45 e tav olduk.Akşam nostalji yapıp biraz Worms oynadık. Fotoğraf o anlardan kalma...

       Yarın etüt te yokmuş. Büyük ihtimalle öğleden sonra  Avatar'a gideceğiz.

       Bugün dolaplarımı düzelttim, ayıkladım. Üzerimden yük kalktı. Bir haftadır aklımdaydı, işten güçten sıra gelmedi. Sabah kalkar kalkmaz su bile içmeden, ne yaptığımı da bilmeden, hesaplamadan odaya girip taaaa ne zaman aldığım kürk kumaşı ortaya çıkardım. Tam yelek kesiyordum ki, uff canım sıkıldı herkeste görmekten, diye aklımdan geçti. Hatta geçemedi takıldı. Baktım birsürü kumaş ta var. Ceket mi yapsam, derken onu da capelet olarak kestim. Kumaş arttı. Artanla yine bir şapka kestim.

Devamı için başlığa tıklayın.