Sayfalar

çanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2013 Çarşamba

Başlık Bulmaya Zorlandım, El Yapımı Kardeşliği Diyelim...

 Daha önce yaptığım siyah-beyaz pötikare versiyonunun ardından daha hanım hanımcık bir matruşkalı runner yaptım. Hem de kime? Güzelim çantaların tasarımcısı, hepinizin tanıdığı Leyya'ya...
 Bu ahşap matruşkalar da ne ola derseniz, dekor onlar. Kendi tasarımlarıma uygun ahğap objeler hazırlattım.
Adaşım Sibel'in sayfasında diğerlerini de görebilirsiniz. Daha sonra yayınlayacağım çalışmalarımın fotoğraflarında da bana bol bol eşlik edecekler...


Bu arada unutmadan, (hep kulistekiler unutulur ve ben çok üzülürüm) bu güzel matruşka kumaşları da Hobizu'dan aldım. Hayaldi gerçek oldu. Artık yurtdışında görüp bayıldığımız kumaşların benzerlerini Zuhalciğim bizim için hazırlıyor. Herşeyimiz blogger kardeşliği sonucu %100 handmade :)
Leyyabags tasarımı bu çanta da bizim oldu, yani kardeşimin, ona aldım. İçi ayrı dışı ayrı güzel, ayılıp bayılınacak derecede güzel anlatacak kelime bulamıyorum.
Çanta kapağı da yine yerli üretim. Desenli Keçeler 'le bize harika bir hizmet sunan Özgür'ün desenli keçe baskılarına da bir bakın derim.

Madem bu bir aldım-verdim postu oldu cici "balkondan bakan kuşlu kızımla" devam edeyim. Bu güzel çalışma Art by Ayşe tasarımı. Ayşe Hanım'ın da muhteşem ahşap boyama çalışmaları var. Bu kızların birçok farklı versiyonu vardı. Benimkinin saçı öyle, olsun, elbisesi böyle olsun derken bana özel bir çalışma yaptı. Tam çalışma masamın üstünde bana bakıp enerji veriyor.
Bol linki, gidiş-gelişli bir post oldu. Yorulmadınız değil mi?

25 Kasım 2010 Perşembe

Renkli Tasarımlar

Bayram öncesi biten Facebook Tanıtım Etkinliğimizin mutluluk dalgaları hala sürüyor.
       Renkli Tasarımlar'ı duymayan kalmış mıdır bilmiyorum ama ben mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim. Renkli Tasarımlar'ın yaratıcısı Sema Hanım etkinlik grubumuzdan birkaçımızı güzel tasarımlarıyla mutlu etti. Ben de bu mutlu birkaç kişiden biri oldum :) 

       En çok kullandığım renklerden oluşan bu güzel çanta Sema Hanım'ın güzel tasarımlarından sadece biri. Kendisine buradan da çok çok teşekkür ediyorum...

 

21 Eylül 2010 Salı

Kişiye Özel Clutch Tarzı Keçe Kalemlik


       Çok severek yaptım bu kalemlikleri. Belçika'da yaşayan, iki süslü küçük kız için sevgiyle yapıldılar. Bugün öğleden sonra kargoya vereceğim. Sanırım sahiplerine gitmeleri bir haftayı bulur. Bakalım onlar beğenecek mi?
İçlerini pamuklu kumaşla astarladım. Fotoğrafları dün çektim. Bugün mıknatıslı çanta kapama metallerinden alıp takacağım ve o şekilde yollayacağım.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Sevgili Günlük- Pabbuc.com Alışverişim

       Çanta ve ayakkabı konusunda birçok kadın gibi aşırı zaafım var. Buna yatak takımları, mutfak eşyaları, çamaşır vs... de ekleyebiliriz. Bu yıl kendimi frenleyip çok fazla ayakkabı-çanta almadım. Hatta koca yaz hiç ayakkabı-terlik almadım diyordum ama sonra kışın Markafoni'den aldıklarım geldi aklıma. Yaz içinde almadıysam da yaz için almışım. Fakat oğlumun ve eşimin bile dikaktini çeken birşey var. Hayret bu aralar hiç çanta almadın, diyorlar. Gerçekten de öyle. Beni al diyen bir çanta bulamadım bu yaz. Hayalimdeki çantaya hala kavuşamadım. Bu sayede, bu yaz eski ama eskitemediğim çantalarımı kullana kullana eskittim gerçekten. Sapı-astarı eskidi 2-3 çantamın ve buna gerçekten çok sevindim. Hatta çok sevdiğim bir tanesi var, sapını tamir ettirip biraz daha kullanmak istiyorum.

       Bulunduğum yerde beğendiğim ayakkabı mağazaları sınırlı. Bana hitap eden bir tek İnci var, onun da modellerini ezberledim artık. Pabbuc.com 'u uzun süredir takip ediyorum. Sepete atıp atıp bırakıyorum. Geçen hafta 17 Ağustos-1 Eylül arası %70 indirim maili gelince harekete geçtim. Beğendiklerimi listeleyip sipariş verdim. 2 gün sonra geldi. Tüm ürünlerde kargo ücretsiz. Müthiş indirimden dolayı numaraların çoğu tükenmiş ama ihtiyacınız varsa bir bakın derim. Ben yukarıdaki ayakkabılarla çantayı aldım. Tek ayakkabı fiyatına 4 parça ürün almış oldum. İçlerinde en rahatı renkli nubuk olanı. İnce toğuklu olmasına rağmen dolgu topuk kadar rahat. Bayramda ya onu ya da alttaki dantelliyi giyeceğim. Bunlar bayramlık yani :) Hepsi de ayakta çok şık duruyor. Çanta zaten çok şeker. Renkli olduğu için çok kullanışlı. Şimdiye kadar kullandığım en minik çantalar kategorisinde ama çok gözü-cebi var, kullanışlı olacağını düşünüyorum. Cuma ve Cumartesi iftar davetlerindeyiz, belki kullanırım cicilerimi :)

       Bu ara ayakkabıdan yana çok şanslıyım. Kayınvalidem de doğum günümde kırmızı-beyaz çok şeker bir ayakkabı almış bana.
                       Niye biz (bazı-birçok-genelde) kadınlar ayakkabılarına sarılıp yatmak isteriz?

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Stil Direktörü'ne Tasarladığım Çanta...

Hani Önizleme 2 demiştim ya; hani sizler de merak etmiştiniz ya...
İşte bu çanta yanında benim kaçıncıyı yaptığımı hatırlamadığım, kuşlu kapı süslerimden biriyle beraber emek, kıymet, değer bilen birine; Stil Direktörüne gitti geçtiğimiz haftalarda. Onun da kişisel blogu dışında satış yaptığı Stil Pazarı adlı bir blogu ve isteyene ücretsiz tema hazırladığı Modasal Mevzular adlı bir blogu daha var.
Bu konuyu açmışken bir itirafta da bulunmak istiyorum. İçim rahat etmiyor başka türlü. Stil Direktörü'nü yani Eda Suner' i 10 Marifet aracılığıyla tanıdım. O zamanlar blogum yoktu, Takı Kulübüm vardı ve açıkçası blogları çok ziyaret eden biri değildim. Gözüm de takıdan başka birşey görmüyordu, dolayısıyla kendisiyle öyle çok yakın olmadık. Çok takip etmezdim. Olmamayı da tercih ettim açıkçası. İşte itiraf kısmı burası. Çünkü o zamanlar bloguyla ilgili tartışmalar, söylentiler, şunlar,bunlar ve bir de üstüne onun sürekli canım cicimli, şekerimli konuşmaları bende bir önyargıya sebep olmuştu. Sonra Craft Woman olarak tekrar döndü ve ben onun o olduğunu bilmeden 10 Marifette yayınladıklarıyla, yazılarıyla yorumlarıyla çok sevdim. O kadar sevdim ki blogundaki uzun süren sessizlik dikkatimi çekti. Keşke gitmeseydi, dedim. Sonra yine 10 Marifette Craft Womanın Eda Suner olduğunu okudum. Bu sefer kendimi hesaba çektim. Önyargılarımdan arınmam gerektiğine inandım. Sonrası Nalan ablayla kendisiyle ilgili 1-2 özel mesajlaşmamız oldu. Kendisi Eda'yla ailecek görüşüyordu ve Nalan ablam hem hemşehrim, hem değerli bir büyüüm olarak yeterince iyi bir referanstı. Sonrası Stil Direktörü diye bir bloga takıldı gözüm. Bu blog kalabalığında ışıl ışıl parlayan bir blogdu. Sonrası yaptığım yorumlara cevaben, kibarca mesajlar aldım Eda'dan. Mesajlarından birinde bana güvenerek, inanarak kimliğini açıklamıştı. İşte o an daha da içim ısındı. Bu kızın içinde kötülük arayan insanlara diyorum ki; boşuna aramayın, ben aradım, gerçekten aradım, bulamadım. Olduğu gibi, cıvıl cıvıl, enerji veren, haksızlığa, aptallığa ve aptal yerine koyulmaya gelemeyen, marifetli, becerikli, kıymet bilen ve bilinmesini de doğal olarak bekleyen, gerçekten özünde mükemmel bir insan. Onun güzel hitaplarına layık olmayanlar var, sırf bu yüzden adsız, kimliksiz, saldırgan yorumlarla hala onu yıpratmaya çalışanlar var. Bırakın Allah aşkına. Ben onu bu haliyle tanıdığım için çok mutluyum. Önyargılarıma uzun süre kulak asmadığım için çok mutluyum. Sadece Eda için değil, sanal dünyada kimseye önyargıyla yaklaşmamam gerektiğini ben onunla öğrendim. Nasıl bakarsak öyle görürüz tüm çevremizi, insanları. İnsanların birbirine hep ihtiyacı var ve olacak. Bu güzel dünyayı salakça ihtiraslarımızla, kıskançlıklarımızla yaşanmaz hale getirmek çok kolay ama öyle bir dünyada yaşamak zor. İyiyi, güzeli tercih edelim, mutlu olalım.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Okey- Tavla vs... Çantası...

Okey takımı yıllardır poşette duruyordu. Taşların kutusu da çatlamış, kapağı tutmuyor. Ne zamandır aklımdaydı. Bugün öğleden sonra, iki gündür gece-gündüz verandada duran dikiş makinası eşimin bu akşam sabrı taşınca muhtelemen çatıya çıkacağından günü değerlendireyim, dedim.
Evdeki kumaşlarla yaptım. Önce rakamlar kesip-yapıştırsam mı, dedim. Sonra kupa, sinek, maça, karo sembolleri yapsam, dedim. Üşendim açıkçası, çok ta sıcak vardı. Sade olsun, dedim ama dayanamayıp nazarlık kondurdum üzerine. O kadar büyük oldu ki, tavla da sığdı içine. Derli-toplu koydum merdiven altına. Bir ara üşenmesem de aynı renkten, oyun örtüsü de yapsam diyorum.
Oğlum, "biraz daha uğraşsan plaj çantası olacakmış", dedi. Sıcak tutması ve yağ-kum tutabilme olasılığı yüksek olduğundan bu fikri yoksaydık.

7 Nisan 2009 Salı

Tülüş Örgü Çantalarım...

2005 yılında ördüğüm çantalarım. O sezon bu iplerin her renginden alıp örüp, çok fazla çanta satmıştım. Çantanın iki yüzünü farklı renklerde çalıştım.
Elim Sende'ye çalıştığım için bu aralar yeni birşey yok, eskilere devam. Bir-iki hafta böyle devam eder sanıyorum.

11 Ocak 2009 Pazar

Elim Sende Çanta

Kaşe kumaş üzerine tasarlayıp çalıştığım çantam. El aplikesi polar kumaştan. Aplike öncesi arkasına kumaş tela yapıştırdım. Kalp yüzük keçeden. Tırnaklar floş ip. Bileklik ahşap boncuktan. Bebeği boncuktan yaptım. Boncuklu püskülü de kendim yaptım. Çantanın ağız kısmına sutaşı geçirdim. İçini astarladım ve mıknatıslı kapamayla bitirdim.