Sayfalar

27 Ocak 2010 Çarşamba

Eskiye Özlem...

       Bu fotoğrafları dün yine dolap düzenlerken buldum. Fotoğraf işine girişince size de mi öyle olur bilmem. Hayat durur bende. Dolayısıyla dün öğlende başladığım dolap düzenleme işi, fotoğraflara bakarken akşama kadar sürdü. Fotoğraf olayı bitip, kafamı kaldırdığımda, bomba patlamış gibi bir oda ve yerleştirilecek kocaman iki dolap bana bakıyordu. O an dedim ki; "ben uçmuşum, doğum,okul, nişan, düğün, evlilik, balayı, hamilelik, sünnet, doğum günleri, tatiller, vs... arasında nerelere gidip-gelmişim. Ne zayıfmışım, ne güzelmişim, dedim. O zamanlar beğenmediğim saçlarım ne uzunmuş, ne güzelmiş. Şimdi kuş gibiyim :) Kilolu değilim şu an ama o zamanki halime göre oldukça yol katetmişim :) Oysa o zamanlar da kendimi şişman sanıp, onu giymez, bunu giymez, seçer, dururdum.

      

      Bu iki fotoğraf üniversite yıllarındaki odamdan kalma. Çok severdim odamı. Çıkmak istemezdim. Fotoğraflar eski dergi sayfalarından. Branş hocamız, hiç unutamadığım birgün koca bir koliyle, 1950-70 arası Fransız moda dergileriyle derse gelmişti. İstediğinizi alın, demişti. Ben de beğendiklerimle odamın duvarlarını süslemiştim. Geri kalanları ne yaptığımı bilemiyorum :(

       Şimdi bakın, bu modeller şimdiki vitrinleri anımsatmıyor mu size? Ne varsa eskilerde var. Ben bu modelleri her yaşımda, her çağda giyerim gibi geliyor. Klasik güzellik, bu demek olsa gerek... "Klasik" kelimesini "sıradan"la eşleştirmeyiniz lütfen.

Fotoğraflara tıklayarak büyütebilirsiniz.

12 yorum:

Icha dedi ki...

yaşım henüz bu kadar uzaklara dalıp gitmeye çok elverişli olmadığı için. ben annemin ve rahmetli anneannemin evinde bol bol dolap karıştırırdım. hatta anneannem bir şeyi bulamıyorsa bana sorardı nerede diye :))) eski albümleri ve fotoğrafları bulmak için. bir de annemin ciltlenmiş halde sakladığı hayat mecmualarını :)))

DenDenAk dedi ki...

Rahmetli halamında hayat dergileri vardı, onun evindeyken gözüne bakardım izin versin bakayım diye, hiç bana hayır demedi ama ben çekingendim izin almadan bakmazdım

Coşkun Hürsel dedi ki...

Kesinlikle, hayatın dur durak bilmez akıcılığı içinde arada sırada böyle "mola"lar alıp geriye dönmek, geçmişi hatırlamak, eski günleri yad etmek gerek...

sufi dedi ki...

Şimdi benim de eski resimleri ve defterleri karıştırasım geldi.İmrendirdin doğrusu, sevgilerimle.

liza dedi ki...

Gençken kıymetini bilemedik. Her şeyi kendimize dert ettik. Saçımız,başımız,giysimiz o,bu şu...gençlik geldi geçti daha doğrusu çocukluk.Şimdi genciz aslında. En güzel yaşlar bu yaşlarımız bence. Daha bilinçliyiz her konuda.Ayrıca, modaya uyucam diye zıpır olmaktansa klasik olmayı tercih ederim.Klasiğin modası hiç bir zaman geçmez:))
Sevgiler

Leyya-craftmania dedi ki...

aah ahhh ben de çok eskilere gitmek istiyorum o kadar eski olsun ki daha ne okul ne de sınav denen ömür törpüsü şeyler icat edilmemiş olsun:))ve mümkünse hep orda kaliyim:)))

Kapkara Camdan Kelebek dedi ki...

çocukken en sevdiğim şeylerden biri anneannemin çatı katındaki odasında yığınlar halinde duran
ses ve samanyolu dergilerine bakmaktı.hatta ozamanlar ben beceremiyorum diye annemin başına ekşirdim.

Cocukla Cocuk dedi ki...

Eski fotolar defterler notlar, bir başladın mı kayboluyor insan. Güzel günlerdi, bugünlerimize hazırladı bizi diye düşünürüm hep. Sevgiler

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

"Klasik" kelimesini "sıradan"la eşleştirmeyiniz lütfen. demişsin ya çok haklısın ablam, hey gidi hey nerelere daldın kimbilir :) Anılar ne güzel değil mi? Bazen bu blog+dijital makinelar iyi mi oldu diye düşünüyorum ama çağa ayak uydururken anıları da yok etmeden yaşamak gerek. Bebek yorumuna da ayrıca mucxlar :)

sibel dedi ki...

ses samanyolu,hayat dergileri bizim için vaz geçilmezdi bir zamanlar..ayakkabım giysime uyacak çantamda ayakkabıma uyacak ,takılarım hepsine uyacak modunda yaşadık gençliğimizde.. şimdi kızım şık olsun oğlum yakışıklı görünsün moduna girdik... veeee kendimizden vaz geçtik ...artık kahve rengi çantayla siyah ayakkabı giyebiliyoruz.... gençler hiç bir şeyden mahrum olmasın diye.....

sesiber dedi ki...

Eskiye bağlılık, değer bilmekle eş anlamlı benim için. Değer bilenlerden olduğunuz için değeriniz de hep bilinsin dilerim. Çok teşekkürler yorumlarınız için.

Sibelcim sana özel yazmadan edemedim. Belki de suç bizdedir. Kendimizi önemsemediğimiz için. Annelik işte bu, bazen de iç acıtıyor bu gerçekler.
Senin bu yorumunu tüm gençlerin okumasını çok isterdim.

bilge dedi ki...

merhabalar öğrencilik yıllarıma gittim odamın duvarları benimde resim doluydu ben genellikle bebek resimleri asmıştım birde yılmaz güney in posterleri bebeklerin hepsinin ismi vardı hala saklarım 30 yıldan fazla oldu .sevgi ve dostlukla...