Sayfalar

4 Kasım 2009 Çarşamba

Opak Renkli Yüzük...



Mavisini ve yeşilini paylaştığım yüzüklerimin bu da çiçek, opak Çekoslovak camından oluşanı. En sevdiklerimden...


3 Kasım 2009 Salı

Yeşil Yüzük...


Yine Çekoslovak camı ve kristali. Bu kez yeşil.
Öncekinden devam...
Bunun damla sallantısı var.


Mavi Yüzük...



       2 yıl önce yaptığım bir yüzük. Çekoslovak camı ve kristali kullanarak yapmıştım. Taşlar crystalbiz'den  gelmişti. Dün fotoğraf çekerken aklıma geldi. Bunları tekrar ortaya çıkarıp fotoğrafladım. Daha çoook yüzük görebilirsiniz bu aralar.



Sevgili Günlük - Çok Çalışmam Gerek Çoook... Bir de Önizleme...

       Fotoğrafsız yazı yazmak hiç hoşuma gitmiyor ama sıkı çalışıyorum bu aralar.  Etsy ve Pasaj için hazırlanıyorum.

 
Fotoğrafsız yollamaya içim elvermedi, şenlik olsun,
bunlar önizlemesi olsun...

       Bu arada iki tane şapka diktim. Kalıbını kendim hazırladım. İlki biraz küçük geldi. Kafası  küçük olduğu için kendine olan bir şapka bulamayan kızkardeşime verdim. İlk kez kafama uyan bir şapkam oldu, diyerek sevindi.
    
       İkincisi çift taraflı kullanmak üzere diktim ama bir katı keçeydi. Diğerinden daha büyük kesmeme rağmen o da sıkı sıkı oldu. Astarlanınca keçenin kalınlığından dolayı küçülüyor bayağı. Offf canım sıkıldı. Fırlatıp atasım geldi.

       Dikmek çok zevkli de kesim ve telalama işlemine sinir oluyorum. Aynı şeyden iki tane yapmayı hiç sevmiyorum. Astarı-yüzü derken dört tane şapka kesip-dikmiş oldum. Bir üçüncüye dayanabilir miyim, bilemiyorum.

       Kafam dolu, yapılacak işim çok. Havalar soğudu, hep yağmur, hep yağmur... Çıldıriciiim...
      

1 Kasım 2009 Pazar

Sevgili Günlük- Çikolata ve Mısır Gevreği Kaplı Şahane Kurabiye...



       İlk kez geçen hafta bir arkadaşımda yedim bu kurabiyeyi. Onunkiler daha minikti. Ben de yaptığımda minikti ama pişerken öyle bir kabardılar ki, bir dahakine çok daha küçük yapmam gerektiğini anladım. Ben ceviz büyüklüğünde hamurlardan yaptım. Demek ki yarım ceviz büyüklüğü daha ideal olacak. Küçük olması yeme kolaylığı açısından daha iyi...

       
Gelelim kurabiyenin tarifine...

       Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • Yarım paket oda sıcaklığında margarin (ben tereyağ kullandım)
  • Vanilya
  • Kabartma tozu
  • 500 gr. mısır nişastası
      Dış kaplaması için:
  • 1 kutu krem (herhangi marka) çikolata (ben yarım küçük kavanozdan daha az Nutella kullandım)
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • Yarım paket şekerli ya da ballı mısır gevreği
      Yapılışı:


       Kurabiye malzemelerini karıştırıp yoğurun. (Toparlanması biraz zor oluyor, benim bileklerim ağrıdı.) Kedidili şekli verip yağlanmış fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. Pişince çok şişiyorlar çünkü.

       Pişip soğuyunca çikolata ve sıvıyağı benmari usulü eritin. Mısır gevreklerini ister rondoda, isterseniz elinizle ufalayın. Kurabiyeleri önce çikolataya sonra mısır gevreğine bulayıp servis tabağına alın.

       İşte bu kadar. Tadı inanılmaz güzel. Dışı çıtır, içi ağzınızda eriyor. Görüntüsü bir o kadar cezbedici. Çok tatlı sevmeyen ben bile bayıla bayıla yedim.

       Bu akşam misafirlerim gelecekti ama yemeğe mi çaya mı o kısmı meçhuldü. Ne yapsam derken zaten denemek istediğim bu kurabiyeyi yaptım.

       Lahana çorbası (bilenler bilir çorba denir ama koyu kıvamlı bir yemektir), mısır ekmeği, çerkes tavuğu, biber turşusu kavurması, pizza (ev yapımı tabii) ve bir de kek yaptım. Kekim de süper oldu ama kurabiyenin yüzünden kimse ona bakmadı bile... Keki artık eski tip alüminyum tepsilerde yapıyorum. Eski keklerin tadını buluyorum onda. Gerçekten nedense çok daha güzel kabarıyor ve özlü özlü oluyor, kalıptakinden daha güzel ve nostaljik bir tadı var.

       Abuk-subuk bir menüydü ama hep sevdikleri şeyler olduğu için (özellikle sevdiklerini yaptım zaten) çok memnun oldu misafirlerim.

       Yarın Pazar. Pek mesudum. Pazarları çok seviyoru-m-z ailecek.

29 Ekim 2009 Perşembe

Sevgili Günlük- Tabu, Kestane, Cimdik, Saç Çekme....



       Genelde kalabalık olunca, bayramlarda falan oynarız tabuyu. Akşam eve girip daha üstümü çıkarmadan, okulun öğleden sonra tatil olması ve yağmur yağması sebebiyle evde feci sıkılan oğlum, "yemekten sonra upwords oynayalım mı?" dedi. Çatıya çıkıp dün tadı damağımda kalan şapka dikme operasyonumun ikincisine kendimi hazırlamışken, bu özel isteği kıramadım.

       Yemek yedik Ben ortalık toplarken baktım o sehpayı hazırlamış. Son anda daha çok eğleniriz diye tabuda karar kıldık. O sırada klasik kestane kesme görevimi de ifa ettim. Komşum tavsiyesi üzerine, maket bıçağıyla kestim bu sefer. Gerçekten çok daha kolay oluyor. Ben de size tavsiye edeyim. Ucunu fazla çıkarmadan, kibar kibar kesiyorsunuz.

       Kestaneler pişerken ben annemi arayayım, dedim. Tam 25.dk konuşmuşuz. Telefonu kapattım, kestaneleri fırından çıkardım.

       Tabu sonrasında ben çok yorgun düşüyorum. Hala kollarım cımırılmaktan acıyor, saçlarım çekilmekten, çenem sıkılmaktan...

         Kuklalı anlatımda süreyi yettiremiyorum, konuşmadan edemiyorum. Sonra da çıngar çıkarıyorum. Daha kalabalıkla çok daha güzel oluyor. Daha da gürültülü oluyor tabii. Oyun sırasında birbirimize davranışlarımızı gören, bir daha bunlar yüzyüze bakmaz herhalde der, hakaretler havada uçuşuyor ama gülmekten de karnımız ağrıyor.

Salonun loş ışığından dolayı fotoğraflar berbat. Fakat kestaneler çok güzeldi :)

       Yarın sabah oğlum uzun zamandan beri katılmadığı bayrama katılacak. Yağmur da yağıyor, ertelenebilir sanırım.

      Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum ve şu güzelim ülke topraklarında bölünmeden, kardeşçe, refah içinde yaşadığımızı gözlerimi kapamadan görmeyi diliyorum.