Su değirmeni ve asma köprü çok güzel görünüyordu. Aşağıdan buz gibi akan nehir renk itibarıyla biraz ürkütücüydü ama etrafta yeşilin her tonu vardı.
Köprüden çocuklar gibi defalarca geçtik ama çocukları geçirmedik :) Yukarıdaki fotoğrafı yürürken çektim, yine de çok güzel çıkmış. Özellikle ağaca vuran akşam güneşinin yansımasını çok sevdim.
Yemek sonrası, manzaraya da doyunca okeye oturduk. Ağaçların altında, suyun yanında serin serin okey oynadık.
Akşam da erkekler duvardan maçı izlerken biz okeye devam ettik. Çoğunluğun Fenerbahçeli olması sebebiyle pek bir mutluyduk :) ( Bu arada ben Beşiktaş'lıyım )
Bu akşam da Osmanlı Cumhuriyeti'ni izledik ama pek bir yavandı. Vizyondayken kaçırdığıma üzülmüştüm ama para verip gitmeye değmeyecek kadar tatsız, tuzsuz bir filmdi. Başı ve sonundaki birkaç dk.lık kareler hariç... Yarınki planda Kanlı Elmas var.
Film sonrası erkekler memleketi kurtarırken, biz de bahçede Funda Arar eşliğinde, 6 bayan yarın bana gelecek ortak arkadaşımız için yaprak sarması yaptık. Süperiz :) koca bir tencere sarmayı o kadar kişi olunca yarım saatte sardık, bitirdik. Yarın da yiyeceğiz. Ben film öncesi kalbura bastı ve jöleli tavuk göğsü yaptım. Yarına salata ve sıcaklar kaldı.