Sayfalar

nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2010 Çarşamba

Gri- İncili Keçe Peçete Yüzüğü


Peçete yüzüklerine devam. Bu seferki sadece keçe ve inciden yapılmış, kolay ve zarif bir model. Yapımını anlattığım çiçeklerle hazırladım. Peçete halkasını da yine keçeden yaptım. Bu sefer kalın, yarı sentetik keçe kullandım.
 Etsy ve Pasaj'da satışta....

30 Mart 2010 Salı

Düğün Temalı Peçete Yüzükleri

Dün gecenin bir yarısı aklıma esti, yaptım. Gece yarısı fotoğraflamam gerekiyordu. Danteller için sandık karıştırdım. İyi ki karıştırmışım. Varlığını bile unuttuğum, kendi yaptığım beyaz iş peçeteleri buldum. Kesinlikle kullanıma açacağım bu peçeteleri. Kolaları bile bozulmadan 16 yıldır bekliyorlar. Daha neler neler var sandıkta öylece bekleyen. Beyaz iş yatak takımları var ama şimdiki yatak-yorganlara uymuyor ölçüleri. Başka şekilde değerlendirmem lazım.
Fotoğraflarımı da, peçete yüzüklerimi de çok sevdim.
Düğün, nikah, nişan vb. özel günler için tasarladığım peçete yüzükleri Etsy ve Pasaj' da satışta...

27 Ocak 2010 Çarşamba

Eskiye Özlem...

       Bu fotoğrafları dün yine dolap düzenlerken buldum. Fotoğraf işine girişince size de mi öyle olur bilmem. Hayat durur bende. Dolayısıyla dün öğlende başladığım dolap düzenleme işi, fotoğraflara bakarken akşama kadar sürdü. Fotoğraf olayı bitip, kafamı kaldırdığımda, bomba patlamış gibi bir oda ve yerleştirilecek kocaman iki dolap bana bakıyordu. O an dedim ki; "ben uçmuşum, doğum,okul, nişan, düğün, evlilik, balayı, hamilelik, sünnet, doğum günleri, tatiller, vs... arasında nerelere gidip-gelmişim. Ne zayıfmışım, ne güzelmişim, dedim. O zamanlar beğenmediğim saçlarım ne uzunmuş, ne güzelmiş. Şimdi kuş gibiyim :) Kilolu değilim şu an ama o zamanki halime göre oldukça yol katetmişim :) Oysa o zamanlar da kendimi şişman sanıp, onu giymez, bunu giymez, seçer, dururdum.

      

      Bu iki fotoğraf üniversite yıllarındaki odamdan kalma. Çok severdim odamı. Çıkmak istemezdim. Fotoğraflar eski dergi sayfalarından. Branş hocamız, hiç unutamadığım birgün koca bir koliyle, 1950-70 arası Fransız moda dergileriyle derse gelmişti. İstediğinizi alın, demişti. Ben de beğendiklerimle odamın duvarlarını süslemiştim. Geri kalanları ne yaptığımı bilemiyorum :(

       Şimdi bakın, bu modeller şimdiki vitrinleri anımsatmıyor mu size? Ne varsa eskilerde var. Ben bu modelleri her yaşımda, her çağda giyerim gibi geliyor. Klasik güzellik, bu demek olsa gerek... "Klasik" kelimesini "sıradan"la eşleştirmeyiniz lütfen.

Fotoğraflara tıklayarak büyütebilirsiniz.

26 Eylül 2009 Cumartesi

Sevgili Günlük- Eski Camlar...


Bayramda annemlerden yine bir sürü şey topladığımı yazmıştım. Bu klasik cam meyvelik te onlardan biri. Mutlaka çoğumuzun evinde çeşitli renklerinden olmuştur bir zamanlar. Eşim de görünce "bizde de kahverengi olanı vardı", dedi.

Eski eşyaları kullanmayı yeni birşeyler almaktan daha çok seviyorum. Fakat herkesin eskisini değil. Enerjisinden emin olduğum, bana-bize, tanıdığım ve sevdiğim insanlara ait yaşanmışlıkları olan eşyalardan başka ikinci el sokmam evime. Eşyaların oldukları ortama duygusal anlamda iyi ya da kötü bir şeyler kattığını hep düşünmüşümdür. Kendi el emeğim olan eşyaları kullanmayı da çok seviyorum. Nasıl güzel duygularla yapıyorum onları. Bunun pozitif enerji adına mutlaka bir geri dönüşü olmalı ve olduğunu da hissediyorum.

Bu cam meyvelik de çocukluğumdan beri yaşadığım bütün evlerin çeşitli yerlerini süsledi, durdu. Babamın memuriyeti sebebiyle o kadar çok ev değiştirdik, taşınırken kırılmadan bugüne gelmiş.

Bazı evlere gidince oraya buraya atılmış, güzelim eski eşyaları görünce de hep içim cız eder. Birçok insana garip gelen bu  eskiye merakım, verdiğim değer beni çok manevi anlamda çok mutlu ediyor.

Annemin kestiği upuzun saçı da sandığında durur. Ondan kendime çıt-çıt yaptırmayı da düşünmüştüm. Fakat gerçek insan saçı kullanmanın dinimizce sakıncalı olduğunu okuduktan sonra bu planım suya düştü. İnsanın her zerresine duyulan saygı nedeniyle, başkasına ait insan saçının kullanılmasının yasak olduğu, hayvansal ya da yapay kılların bu amaçla kullanılabileceği yazıyordu bir ayette. Tam da çıt-çıt yaptırmayı düşündüğüm bir dönemde o ayeti okumamın tesadüf olmadığını düşünerek, vazgeçtim.