Sayfalar

29 Nisan 2010 Perşembe

Sevgili Günlük- Fiamma'nın Yüzümü Güldüren Sürprizi !

       Salı günü balkonda kahvemi içip dertli dertli düşünürken postacı geldi. Markafoni' den paket bekliyordum ama onu da PTT getirmiyor. Bu ne ki, diyerek merakla aşağı indim. O an aklıma, aylardır alıcıya ulaşılamayan Amerika siparişim geldi. O geri geldi, diye düşündüm. Paketi mıncıkladım. Yok bu benim siparişe benzemiyor. Neyse imzayı attım, gönderene baktım, daha da şaşırdım.
       Paket 10 Marifet'ten tanıştığımız, Elim Sende'de birlikte çalıştığımız arkadaşım Fiamma'dan  gelmişti. Parçalayarak açtım paketi. İçinden çıkanları fotoğrafta görüyorsunuz. Kendi elleriyle yaptığı şipşirin kızlı havlu, yine çok şirin bebek broş, sevimli yumurta veee meşhur sihirli kutularından birini yollamış bana. (Hep bu havlular nasıl yıkanacak diye düşünürdüm. Kızın elbisesini omuzlarından düşürünce :) Havlu kızdan ayrılıyormuş.)
       Kutunun ilk haliyle fotoğrafını çekemedim. Yassı bir şey, içinden kırmızı ve çok sağlam bir iplik sarkıyor. Benim kutum niye kutu gibi değil, derken ipi çekmek geldi aklıma. Çektim ve o yassı şey kutuya dönüştü. Elinizle esneterek ağzını açıp içine istediğinizi koyabiliyorsunuz. Kutularla ilgili Fiamma'nın detaylı ve bol fotoğraflı yazısı burada... Deterjan kutularından yapıyor bu kutuları ve çok çeşitli şekillerde süslüyor. O zamanlar ben de çok denemek istemiştim ama sonra unuttum, gitti.

      Ben yüzüklerimi koydum ve aynamın önündeki diğer arkadaşlarının yanına yerleştirdim. Fotoğraftaki yeşil kutuyu da ben yapmıştım. Bakın burada.

       Canımın çok sıkkın olduğu bir anda geldi ki bu sürpriz paket ve ben açıp, bir de o güzel ve anlamlı mektubu okuyunca öyle dua ettim ki, interneti icat edene. Öyle güzel arkadaşlarım oldu ki benim ve o an öyle çok dua ettim ki sana, Allah yüzünü hep güldürsün Şulecim, ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM... Adresimi el altından bulup bana bu güzel sürpizi yapmış, ben de telefonunu el altından bulayım, dedim ama olmadı, yine kendinden mesajla aldım :) Sesini duydum, sanki 40 yıldır konuşuyormuşcasına konuştuk, dertleştik. Öyle iyi geldin ki anlatamam...

28 Nisan 2010 Çarşamba

Arkadaşıma Destek İstiyorum

             Aslında bu post için çok geç kaldım. Geçen haftadan bu yana yaşadığımız sıkıntılar tüm planlarımızı alt üst etti.  Halen de düze çıkmış değiliz. Hergün sonuç için yarını beklemek çok can sıkıcı. Detayları daha sonra yazarım. Şimdi vakit kaybetmeden yazımı tamamlamalıyım.

                     Etsy satesinde tanıştığımız, müthiş insan, iyi insan, sabırlı insan Nilüfer'imiz geçenlerde benim katıldığım CiC Team oylamasında ve oylamanın bitimine sadece birgün kaldı. Acil desteklerinizi bekliyoruz. Buradan 13 numarayla aday olan Nakpunar' ı seçip, aşağıdan "vote" tuşuna tıklayıp sadece iki tıkla oylamış sayılıyorsunuz. Yukarıda gördüğünüz Nil'in iğne yastığı. Gerçekten de oyu hakediyor değil mi?

                                                    Şimdiden çok teşekkür ederim.

21 Nisan 2010 Çarşamba

Sevgili Günlük-Can Sıkıntısı, Yağmur...

       Twitterde iki satır tweetle yetinemeyecek kadar çok, facebooktaki akrabalarımın "aaa ne oldu ki" sorularına cevap vermeye değmeyecek kadar az canım sıkkın. Ama yazmazsam, dökülmezsem çatlayacağım. O nedenle buraya yazıyorum işte...

       Hava kapalı, yağmurlu, kasvetli. Kuşlar hala iki yağmur aralığında ötmeye uğraşıyorlar ama yetmiyor.  Kaçmak kaçmak kaçmak .................................(akşama kadar bu kelimeyi yazsam yorulmam) istiyorum.

       Bir de belirsizlikler yoruyor beni. Son yıllarda keşfettim ki; benim planlı yaşama hastalığım var. Böyle bir hastalık var mı, varsa adı ne bilmiyorum ama ben hastayım.önümü hep görmek istiyorum. Sisli hayatlar, günlük yaşamlar, anı yaşamak felsefesi bana göre değil...

       Yarabbim sana şükürler olsun. Gerçekten tek derdim bunlar olduğu için şükürler olsun. Böyle düşünüp, sıkılıp, sonra silkinmeme sebep olup sana yakınlaştıran aklım,fikrim, benliğim, sabrım için sana şükürler olsun...

19 Nisan 2010 Pazartesi

Neşeli Keçe Minik İğne Yastığı

Önceki postlarımda bahsettiğim iğne yastıklarımın devamı. Bütün iğne yastıklarımı buradan görebilirsiniz.
       Yoğun fakat bir o kadar da zevkli geçecek bir haftaya girdim. Çok yorulacağım belki ama mutluyum. Hava da güzel. Daha ne olsun... Yarın buralara malum kül blutları geliyormuş. Asit yağmuru da bekleniyor. Şemsiyesiz dışarı çıkmayın. Herkese mutlu haftalar...

15 Nisan 2010 Perşembe

Kuşlu Nişan Yüzük Yastığı

       Bu yüzük yastığını bu hafta sonu olacak bir nişan töreni için yaptım. Düğün yüzük yastıklarında kişisel tercihim sırf beyaz ya da kırık beyaz olurdu. Fakat nişanda kullanılacak olduğu için ve nişan kıyafeti zümrüt yeşili olduğu için renk kullanmak istedik.Gelin adayımız nişan pastasında da aynı renklerden sipariş vermiş.

       Sahibesi henüz görmedi; nişana birkaç saat kala görecek ve ben tepkisini çok merak ediyorum. İnşallah buradan görmez :) (Gözlerini kapat Tubacım :) )
Taşıyana kolaylık olması açısından, yastığın alt kısmına elin geçirebileceği bir parça diktim.
Düğün temalı peçete yüzüklerimde kullandığım keçe kuşları burada da kullandım...

Pembe-Mavi Oyalı Keçe İğne Yastığı

10 Marifette görüp, ben de yapıcam, dediğim ve kendi yorumumla yaptığım iğne yastığım. Bu modelden bir kaç tane daha yaptım. Post sıkıntısı çektiğim günlerde ısıtıp yollayacağım :)
Teşekkürler Farfin :)

Örnek modelde tabanı derden yapmışlardı. Ben keçe kullandım. Annemin atacaklarından toplayıp eve getirdiğim tığ oyalarını da bu şekilde değerlendirdim. Bu oyaların hemen her rengi var. Kim ördüyse yaşıyor mudur kimbilir. Çünkü annem bunları ben parmak kadarken almış...
Bu arada fotoğrafta kırmızı gibi çıkmış ama aslında tabanı çingene pembesi...
Etsy'de satışta. Satın almak isterseniz 5 lira...

14 Nisan 2010 Çarşamba

Gri Eskitme Jean Görünümlü T-Shirt Süsleme


       Eskitme jean görünümlü bu ve birkaç başka t-shirti geçen hafta almıştım. Aynı modelin bir de koyu mavisi var. Onu henüz süslemedim.
Gece denedim, gündüz denedim, ne hikmetse şöyle içime sinen bir fotoğraf çekemedim. Dışarıda çeksem olurdu belki ama ona da fırsatım olmadı.

       Taytlarla,  skinny jeanlerle, şortlarla çok güzel duracağından eminim. Hatta opak çoraplarla, elbise olarak da çok hoş olur. 38-42 beden arasındakilere rahatlıkla olur. Yakadaki çiçekler el dikişiyle sabitledim. İstenirse dikişler sökülerek çıkarılıp, başka amaçlarla da kullanılabilir, diye düşündüm.

13 Nisan 2010 Salı

Jumbo Keçe Çıt Çıt Toka

Bu dev çıt çıt tokayı yapalı oldukça uzun zaman oluyor. Koyduğum kutuda unutmuşum. Dün fotoğrafladım. Ne kadar büyük olduğunu elimdeki fotoğraftan anlayabilirsiniz....
Pasaj'da satışta...

12 Nisan 2010 Pazartesi

Matruşka İğne Yastığı

     
İğnedanlık demeyelim lütfen şunlara. Kulağa hoş gelmiyor; iğnedanlık, boyundanlık vs... -danlıklar. Ben iğne yastığı, iğnelik diyorum kendilerine. Taçlara saçdanlık, kafadanlık diyormuyuz. Bilekdanlık, parmakdanlık diyor muyuz? Tamam buldum :) çaydanlık diyoruz ama onun alternatifi yok, iyice yerleşmiş artık.

      Neyse işte bir aralar çok kafayı taktığım ve sayısını hatırlamadığım kadar çok yaptığım iğne yastıklarına kendimce bir yorum getirdim. Matruşka figürü çalıştım. Olmuş mu?
Etsy'de satışta...

11 Nisan 2010 Pazar

Düşüncelerimizin Meydana Getirdiği Hastalıklar...

       Az önce Facebookta okudum ve paylaşmadan edemedim. Bana ve çevremdekilere çok uyduğunu gözlemledim. Bakalım sizler ne düşüneceksiniz.

      Hastalıklar ve düşünsel nedenleri arasındaki ilişkiden bahsediyor...

A

ADDİSON HASTALIĞI (Böbreküstü bezi yetmezliği)
Olası Neden: Derin boyutta duygusal yoksunluk. Kendine duyulan kızgınlık.
Yeni Düşünce Modeli: Bedenimin, düşüncelerimin, duygularımın bakımını sevgiyle yapıyorum.

ADRENAL SORUNLAR
Olası Neden: Yenilgi duygusu. Kendine aldırış etmemek. Endişe
Yeni Düşünce Modeli: Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendime bakma isteğini duyuyorum.

AĞLAMAK
Gözyaşları hayatın ırmaklarıdır. Üzüntü ve korkudaki kadar sevinçte de gözyaşı dökülür.
Yeni Düşünce Modeli: Tüm duygularımda huzur içindeyim. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.

AĞRILAR, SIZILAR
Olası Neden: Sevgiye hasret çekmek. Dokunulmayı özlemek.
Yeni Düşünce Modeli: Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Sevecen ve sevilen bir insanım.

AIDS
Olası Neden: Kendini reddetmek, cinsel suçluluk ve yetersizlik duygusu.
Yeni Düşünce Modeli: Hayatın kutsal ve görkemli bir ifadesiyim. Cinselliğimden haz duyuyorum. Kendimi seviyorum.

AKCİĞER SORUNLARI
Olası Neden: Hayatı kabul etmemek. Depresyon. Üzüntü. Dolu dolu bir yaşama kendini layık görmeme.
Yeni Düşünce Modeli: Hayatım mükemmel bir denge içinde. Hayatı dolu dolu yaşamaya hakkım ve kapasitem var.

AKINTI
Olası Neden: Eşe duyulan kızgınlık. Cinsel suçluluk duygusu. Kendini cezalandırma.
Yeni Düşünce Modeli: Başkaları, kendime duyduğum sevgi ve saygının aynalığını yapıyor. Cinselliğimin coşkusunu yaşıyorum.

ALERJİLER
Olası Neden: Kime alerji duyuyorsunuz? Kendi gücünü reddetmek
Yeni Düşünce Modeli: Dünya güvenli ve dostça. Güvencedeyim. Hayatla barış içindeyim.

ALKOLİZM
Olası Neden: Ne yararı var? Yararsızlık, suçluluk, yetersizlik duygusu. Kendini reddetme.
Yeni Düşünce Modeli: Şu anda yaşıyorum. Her an yeni bir an. Özdeğerimi görmeyi seçiyorum. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.

ALZHEİMER HASTALIĞI
Olası Neden: Yaşamı terketme arzusu. Hayatı olduğu gibi kabul edememek.
Yeni Düşünce Modeli: Her şey doğru zaman ve mekan sıralaması içinde gelişiyor. Her şey olması gerektiği gibi oluyor.

AMFİZEM (Akciğer Hastalığı)
Olası Neden: Yaşam korkusu. Kendini yaşamaya layık bulmama.
Yeni Düşünce Modeli: Dolu dolu ve özgür yaşamak en doğal hakkım. Hayatı ve kendimi seviyorum.

AMNEZİ (Hafıza kaybı ya da sorunları)
Olası Neden: Korku, hayattan kaçış. Kendi ayakları üzerinde duramama.
Yeni Düşünce Modeli: Zeka, cesaret ve özdeğere daima sahibim. Hayatta olmayı seviyorum.

ANEMİ ( Kansızlık)
Olası Neden: ‘’Evet, ama” yaklaşımı. Haz yoksunluğu. Yaşam korkusu. Yeterli olmama duygusu.
Yeni Düşünce Modeli: Hayatın her alanında zevk alacağım çok şey var. Hayatı seviyorum.

Devamı için başlığa tıklayın...

8 Nisan 2010 Perşembe

Ada'ya Keçe Baykuş ve Son Durum Raporu...

       Yeğenim Ada, baykuşlardan küçüklüğünden beri çok korkuyor. Özellikle gece duyduğu baykuş sesleri buna sebep oldu sanırım. Yapı olarak ta sebebini bilmediği seslere karşı hep tedirgin. Baykuşun görüntüsüyle sesi pekişince korkusu daha da arttı. Ağaçta canlısını da görmüş çünkü.

       Hep aklımdaydı ona baykuş yapmak. Annesi ve babası vize işlemleri içim İstanbul'a gidince Ada da Pazartesi akşamından beri bizdeydi. Salı sabahı kahvaltıdan sonra, karıştırmaya bayıldığı çalışma odama girdik. Takı penselerine "küçük tamirler" diyor. O küçük tamirlerle oynarken ben de ona bu baykuşu diktim. Arada bana yardım etti. Kanadının elyafını o doldurdu minik elleriyle. Gövdeye yapışacak kareleri yapıştırmama yardım etti. Silikon tabancasını o kullandı. Renk seçimi ona ait. Mor ve kapalı maviyi(koyu mavi) çok seviyor. Yaptığımız andan beri baykuşuyla yatıp kalkıyor, konuşuyor.

       El becerisi 15 yaşındaki oğlumdan neredeyse daha fazla. Makası çok güzel kullanıyor. Alet çantasının içindeki aletlere çok kıymetli bir mücevhere dokunur gibi dokunuyor ve bakıyor. Yapı marketlerin broşürlerini saatlerce elinden düşürmüyor. Bir de küçüklüğünden beri benim pilates topumla aşk yaşıyor. Onlara gidince ya da telefonda resmen topun halini hatırını soruyor. Bu gelişinde onu nasıl patlatabileceği konusunda yaratıcı önerilerde bulundu. Yazlık ev için, "öbür eve giderken topunu götürmeyi unutma", dedi. Giderken de kulağıma, "bir dahaki gelişimde topunu indirebilir miyim?" diye sordu. Koca gözlü, mis kokulu, akıllı bıdığım benim. Gider gitmez özledik onu. 

       Sabahın 7 sinde "günaydın teyzeee" diyen capcanlı sesini, gülen yüzünü, playboy pijamalarını gözüm arayacak yarın sabah. Bu gelişinde abisinin odasında, karşısında yattı, havalara girdi ben de abi oldum, diye...

       Bu akşam aldılar Adacığımı. Ev bomboş kaldı. Eve gider gitmez telefon etti. Unuttuğu bazı oyuncakları için ağladı, sızladı.
Fotoğraflar dün sabaha ait... Baykuşumuz tam bir günlükkken :)

        Dün o öğlen uykusunu uyurken Etsy siparişlerime başladım. İki gün arayla Amerika'ya satılan kuşlu nazarlıklarımın biri baby shower hediyesi olacakmış. Bir kız bebeğin odasını süsleyecekmiş.
       Cuma gününden beri yatılı misafirlerim vardı. Pazartesi gittiler. Alttaki tombul şeker eve mis kokularını bırakıp gitti. Onlar gitti Ada geldi hatta. Hamile kolyesi ve bebek odası yazılarımda bahsettiğim kuzenim bendeydi.Fotoğraf  işte o zaman beklediğimiz Arda'mıza ait. Ona bir kez ben banyo yaptırdım. Çok özlemişim bebek banyosunu. Suyu da çok seviyor. Orada yüzme kursuna gidiyormuş bu şahsiyet :) Henüz 5 aylık...
       Bu aralar internette az zaman geçirip daha çok kitap okumaya gayret ediyorum. Okunacaklar birikti. Oğlum kızıyor bana. Bu aralar hiç kitap okumuyorsun, diye... Hep ben ona derdim, intikam alıyor sanırım :) Pazartesi günü kuaföre gittim. Genelde benim boya faslım 3-3,5 saat sürüyor. Organik boya ve zor kapanan beyazlar söz konusu olunca gelin saçı yaptıracak kadar bekliyorum.(Bu eşimin tanımı) Bu sefer kitabımla girdim. Hiç canım sıkılmadı. Yoksa kuaförde beklemek bana zulüm geliyor.
Benden 5-6 günlük rapor... Çarşamba gecesi taslak hazırladım. Siz Perşembe sabahından itibaren okuyacaksınız..

6 Nisan 2010 Salı

5 Nisan 2010 Pazartesi

Etsy'den Polimer Kil Şirin Tasarımlar...


Blogumda çoğunlukla kendi yaptıklarımı paylaşıyorum ama bu ara fotoğraf çekmeye vaktim yok. Bu şirin  postu  yollayayım size. Sayfam şenlensin.

1, 2 , 3 ve 4. fotoğraflar Etsy'den Joojooland'ın  dükkanından... Tasarımlarına bayılıyorum. Renkleri çok güzel kullanıyor.

Sevimli penguşlar Etsy'den  Fliepsiebieps'e ait...

2 Nisan 2010 Cuma

Sevgili Günlük- Nisan Ne Güzel Başladı...

Cic Team'ın gediklisi oldum sanırsam... Yine benim bir ürünüme yer vermişler.

       Öğleden sonra siparişleri postaneye götürüp, uzun bir bekleyiş sonucu muradıma erdim. Oradan arkadaşlarımla buluşmaya gittim. Muhabbet süperdi. Karnım ağrıdı gülmekten. Giderken müthiş sıcaktı, gelirken yağmurdan göz gözü görmüyordu.

       Gelir gelmez maillerime baktım Ne güzel ve ne çok yorumlar yazmışsınız. Hergün yarışmalara katılmak isterim ben bu gazla :) Yakında BÖ 2010 (blog ödülleri) başlıyor. Ben yine seçim meydanlarına :)...

       Akşama ve hafta sonuna çok uzaklardan, çok sevdiğim  misafirlerim var. İlk fırsatta yorumlara döneceğim. Bu arada bir satış daha olmuş Etsy' den. Üstelik yeni dükkandan (Sesideco'dan).

       Günler çok hızlı geçiyor, Nisan hemen bitecek diye korkuyorum. Bahar geliyor, içim kıpır kıpır. Yeşil erikler de çıkmış :) Bahar dalları coşmuş. Yazlık eve geçen yıl diktiğim erguvan ağacı fidesi yaprak vermiş. İlk kez elimden bir ağaç tuttu. En çok ta buna seviniyorum. Çilekler daha bir çileğe benziyor ama ben 15 gün daha eve çilek sokmamaya kararlıyım.

Kalkıp bir tatlı yapmam gerek. Ne yapacağıma karar veremedim ama vakit te geçiyor.

1 Nisan 2010 Perşembe

Cic Team Oylaması Sonuçlandı!!! Kazanan Sesiberrrr :))

Eve az önce girdim ve yarın sabah postaya vermem gereken bir siparişim var ama bu postu içimdeki duygularım tazeyken, heyecanımın zerresini yitirmeden yazmam gerek...

         Bugüne kadar hayatımda ya da sevdiklerimin hayatında olan en küçük mutluluğa deli gibi sevinerek geldim. Hayatta başkalarının eften-püften diyeceği şeyler beni ne kadar üzdüyse, yine eften püften şeyler de sevindirdi. Bu oylama da öyle dünyalara duyuracak, havalara uçulacak birşey değil belki başkalarına göre ama ben oylama sürecinde tatlı bir heyecan yaşadım. Yaşadığım en güzel duygu ise beni canla başla desteklemenizdi. İşte bu eften püften birşey değil bence. Bence bu büyük bir mutluluk. Hiç tanımadığım bloglar özel postlar yazarak duyurdular oylamayı. Tanıdıklarım zaten, hem bloglarından, hem özelden beni desteklemek için uğraştılar. Yakınlarım, akrabalarım bir yana, sizler yüzümü bile görmeden, çoğunuz sesimi bile duymadan, sadece bir Türk kadını olduğum için desteklediniz beni. Bu o kadar güzel bir duygu ki; kelimelere sığmaz.
Sonuçta sizlerin sayenizde toplam 709 oydan 208 i bana geldi :) Cic Team blogda bunu
This item had 208 votes out of 709.  (Wow!!!)  bu şekilde duyırmuş :) Bence de WOWWW!!!

       Bunun yanında yaptığım işleri hep sevdim. Kendini beğenmişlik düzeyinde değil ama aşkla sevdim. Oraya bir çöp te koysam destekleyecektiniz beni. Fakat ne yalan söyleyeyim, bakıp bakıp keçe çiçek broşumu hala seviyorum, "vayyy beee ne güzel yapmışım ama", diye :) Ukalalık, narsistlik değil bu, yemin ederim, yaptığım işe, kendime olan güvenim sadece... Arada çok ince bir çizgi var. Tüm samimiyetimle söylüyorum, kendi yaptıklarımı seviyorum ve oylamada temaya en uygun ürünlerden 3 tanesi arasında görüyordum.

       Beni tanıyanlar bunu anlayacak ve yandan muzipçe gülümseyecek, tanımayanlar ise belki ne gereksiz bir özgüven diyecek ama umrumda değil, ben bunu yazmasam çatlardım...

       Bu vesileyle blog arkadaşlarıma, Pasaj forum arkadaşlarıma, 10 Marifet arkadaşlarıma, Facebook arkadaşlarıma, Etsy arkadaşlarıma ve gerçek hayattaki arkadaşlarıma, akrabalarıma ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM...
İşte bu da ödülüm. 1 ay boyunca takım blogumda Etsy dükkanımın widgetı yeralacak.

Etsy'nin 1 Nisan Şakası :)

Etsy logosuna bakın, ne yazıyor. Ben bazen link verirken yanlışlıkla yazardım böyle ...
Ekleme
Etsy Finds maillerine bugün bu post düştü. Okuyun güleceksiniz. Mail konu başlığıyla baştan kopardı zaten:))

Sevgili Günlük- Çalışma Anı...

       Dün Amerika'dan Olfa bıçaklarım, matım ve fotoğrafta olmayan şekilli kesicilerim geldi. Alış ve geliş hikayesi için ayrı bir post işgal edeceğim. Buraya sıkıştırmayayım. Özellikle alt fotoğraftaki en sağdaki alet müthiş bir icat. Bir önceki gri peçete halkalarının çiçeklerini onunla kestim. Kesen, biçen,diken herkeste olması gereken aletler bence. Keşke daha önce alsaymışım, dedim 1 günlük denemeyle bile...
       Dün Etsy vasıtasıyla Kanada'ya özel bir sipariş aldım. Daha önce yaptığım bu lavanta kokulu  yastıkların daha büyük boyutunu istedi müşteri. Böylece  Sesideco'dan ilk satışımı yaptım ve cicilerimi ilk bu çalışmamda kullandım. Uğur getirir inşallah...
       Çalışırken fotoğraf makinası yanımda duruyordu ve dayanamayıp çektim fotoğrafları. Bitmiş iş olsa güzel çıkmazdı fotolar. Gece ışıkta, hiç özenmeden iyi çıkınca ilk foto, diğer aşamalarda da çekmeden edemedim.

       Yarın dikip, içini dolduracağım. (Siz okurken yarın bugün olacak, şu an gece 1.35) Son detaylar eklenip, tül kese dikilip gönderilecek. Elyafım ve lavantam bitmiş, bugün onun için ağırdan aldım. Zaten müşteriye Cuma sabahı gönderirirm demiştim. Yoksa bugün ne yapar eder bitirdim. Acele etmeden, sakin sakin çalışınca fotoğrafa da, posta da zaman kalmış oldu.